17 Tem 2013

STSL 2013-2014 Sezonu / Fenerbahçe Fikstürü Üzerine

2011 yılı dahil yaşanılan süreçler malum. Üzerine; Avrupa'da olamayacağımızı da hesaba katarsak, ilk yarı fikstürü istediğimiz düzeyde denilebilir. Futbolun varsayımlardan ibaret olmadığını bilsek de az çok herkes kendi puansal hesabını yapmaya başlamıştır. Ersun Yanal'da bu hesabı şimdi çıkartmıştır. Alınacak maksimum 51 puanın kaçını toplayabiliriz? Nasıl yaparız? Nerelerde puan dağıtma lüksü olabilir? Nerede kayıplar yaşanır? Vs...

Ligin ilk yarısında 9 maç evinde 8 maç deplasmanda oynayacak olan takımımız için Ts - Gs - Bjk maçları da evinde oynayacak olması avantaj olarak görülebilir. Bu görülen avantajı lehine çevirmek önemlidir. Baktığımız zaman; Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor, Antep, Sivas, Eskişehir ve Kayserispor gibi zorlu rakiplere karşı iç saha avantajını kullanılmalıdır. Bu 7 takımda bu lig için üst seviye takım statüsü içerisinde yer almaktadır. Ekstradan içerde Elazığspor ve Akhisar ile karşılaşılacak. Deplasmanda sıkıntı yaşatabilecek rakiplere bakacak olursak; Kasımpaşa, Gençlerbirliği ve Bursaspor şeklinde sıralayabilirim.

Lige iyi bir şekilde hazırlanmış ve süper kupayı moralli bir şekilde tamamlayan Fenerbahçe için ilk yarı fikstürü çok verimli bir şekilde geçebilir. Süper Kupa kazanımını katmamdaki amaç; ekstra moral kazanımı sayesinde ekstradan bir deplasmandan 3 puan ile dönmek olabilir. Bu durum; Konya maçıyla başlar ve form grafiğine doğrudan etki edebilir. Finali kaybetmek ve ilk maçı kaybetmek ne ifade eder? İlk maçı değil fakat finali kaybetmek benim için bir ölçüm teşkil edebilir. Ki kazanılmasından başka bir düşünce barındırmaz. Konya maçı dönüşü iki iç saha maçının üst üste gelmesi avantaj mıdır? Bir bakıma... Eskişehirspor ve Sivasspor gibi iki iyi rakibi üst üste karşılamak da futbolcu - hoca etkisini biraz daha sezonun genelinin nasıl geçebileceğine ipuçları barındırabilir.
Fenerbahçe Derbi Haftaları; 
7. Hafta: FENERBAHÇE- Trabzonspor
11. Hafta: FENERBAHÇE - Galatasaray
13. Hafta: FENERBAHÇE - Beşiktaş 
Avrupa Kupaları'nda olmayış, bizim için iki kulvara yönelik planlar içerisine girmemizi ve buna göre hamleler yapmamızı öngörmekte. Benim için; hiçbir önemi olmayan ve başkanın da "statü değişmezse; A2 takımıyla çıkarız" resti çektiği Türkiye Kupası için de çok fazla üstenilmemesini düşünmekteyim. Odaklanılması gereken asıl konu; 34 maçlık bir lig maratonu olmalıdır. Kupa mücadelesine yedek kadro ile çıkmak bizi en az çeyrek final kapısına kadar rahatlıkla taşıyabilir. Bu yüzden; Ersun Yanal'ın sezon başlangıç performansıyla direkt bağlantılı futbolcu performansını göz önüne almamız gereken bir sezon geçireceğiz.

Her zaman dediğim gibi; bir mağlubiyet/hüsran ile dağılmak bize yakışmaz. Ya hep birlikte tepeye çıkacağız veya hep birlikte dibe vuracağız. Yeni sezon öncesi umutlu fakat bir okadar da inişli-çıkışlı grafikleri göğüs gerebileceğimiz bir sezon olacağını düşünmekteyim. İyisiyle-kötüsüyle yeni sezon öncesi FENERBAHÇEMİZE başarılar diler ve tünelin ucunun kupaya uzandığı bir dönem olmasını temenni ederim.

Share:

Hiç yorum yok:

© Geri Pas Yok! All rights reserved | Theme Designed by Seo Blogger Templates