31 Ağu 2012

Erin Go Bragh / Celtic - Hibernian




İrlanda halkının İskoçya'ya göçü, İrlandalı'ların İskoçya'ya entegre olması, Hibernian ve Celtic takımlarının kuruluşları ve aralarındaki kardeşlik, iki takım arasındaki yaşanılan olayları anlatan güzel bir kitap olan Alan Lugton imzalı "The Making of Hibernian"'dan yola çıktık ve daha önce yazdığım yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

19. yüzyıl başlarında Kelt'lerin (Britanya'nın ilk sakinleri) İskoçya'ya gidişiyle başlıyor her şey. Ama daha cok geçici işçilik yapmışlar. Çalışmış ve dönmüşler. Daha sonraları aynı yüzyılın sonlarında , çalışmak için İskoçya'ya giden İrlanda'lı Kelt’ler, geri dönmelerinin anlamsızlığını, hayatlarını kazanacakları yerin aslında İskocya toprakları oldugunu anladıklarında ilk yerleştikleri yer Glasgow olmuş. Ama bir grup her şeye rağmen, daha az daha güçsüz olmalarına rağmen Iskocya’nin biraz daha doğu kıyısına Edinburgh’a yerleşmişler.

1800’lerin başında İrlanda’dan İskocya’ya ilk gelen grup, döndüklerinde İskoçya'yı "bizi kimsenin hoş karşılamadığı başka ve çok daha güzel bir Dünya'ya gittik" diye anlatmışlar. Ne İskoçlar onlara kucak açmış ne de onlar İskoç toplumuna entegre olmayı denemişler. Herkes destegi kendisi gibi olanda aramış o dönem. Bu öylesine katı bir gruplasma olarak devam etmiş ki; 1800’lerin sonlarında Edinburgh’a kalıcı olarak yerleşen ilk gruplar şehrin farklı yerlerine dağılmak yerine, Cowgate diye bilinen bölgesine yerleşmişler. Daha sonraları artan İrlanda'lı nüfusu, bugun halen ‘Little Ireland’ olarak bilinen bölgeye dağılmış. Little İreland olaran bilinen bölge aslında Hibernian ve Celtic takımlarının olduğu bölge.


İskoçlar'ın,  İrlandalı'lara olan tutumu ve İrlandalı'ların topluma entegre olmakta ki sıkıntılarını gören St. Patrick’s kilisesinden Hannan’ın Katolik Kilisesi cemiyetinden tanıştığı Michael Whelahan’ın daha önce bir kaç arkadaşı ile birlikte İrlandalı takım kurma hayallerinde yardımcı olmaya karar vermiş. Michael Whelahan ve Peder Hannan’ın genç Katolik gruplara açtığı fikir hemen kabul gördüğünde, kurulacak olan kulübün renkleri ve Motto’sunun tartışılacağı başka bir toplantı daha organize edilmiş. Yapılan toplantı sonrasında verilen kararlarda; renklerinin Yeşil-Beyaz olması kararlaştırılmış doğal olarak. Motto olarak da: "Erin Go Bragh ( Ireland For Ever)" belirlenmiş. Kulübün ismi olarak da İrlanda’nın Latin dilindeki eski ismi olan Hibernian belirlenmş ve böylelikle 6 Ağustos 1875’te resmi olarak kökleri İrlanda’ya dayanan İskoçya topraklarında ilk futbol kulübü kurulmuş. Takım ilk kurulduğunda bir futbolcu hariç tüm futbolcular İrlanda doğumluymuş. İrlanda doğumlu olmayan fakat takımın kaptanlığını yapan o kişi; İskoçya doğumlu olmasına rağmen İrlanda kanı taşıyan Michael Whelahan'dan başkası değildi.

İlk olarak Edinbugh futbol birliğine başvuruda bulunduklarında, aldıkları cevap "Önce İskoç Futbol Birliğine başvurun" olmuş.İskoç Futbol Birliğine başvuru sonrasında aldıkları  cevap da sert olmuş; "Biz burada İskoçların oynamasına izin veriyoruz, İrlandalıların değil!" olmuş. Little İreland'da yetişen bu insanlar, bu tarz tepkilere hazırlıklıydı. İskoçya topraklarına geldiklerinden beri gördükleri bir şeydi. Bu onları yıldırmadı ve çalışmalarına devam ettiler. Kendi aralarında yaptıkları maçlarla hazırlıklarını sürdürüyorlardı. Bir süre sonra İskoç Futbol Birliği otoritelerinin baskısını kıran bir takım ortaya çıkıyor.

Bugün halen Edinburgh derbisinde karşılaştıkları Heart of Midlothian. 24 Aralık 1875 yılında Hibernian’in Hearts ile Meadow'da oynadığı karşılaşma İskoç sınırlarında İrlanda kökenli bir kulubün oynadığı ilk resmi maç olmuş. Bu karşılaşma sonrasında da duvarlar kırılarak, Hibernian İskoç futboluna kabul edilmiş. Bu kabul direkt lig bazın olmasa da diğer İskoç takımları da Hibernian ile maç yapmak için takımlarını göndermeye başlamış. Hearts ile yapılan maç sonrasında bir başka kulüp Thistle Ikinci takımını Hibernian ile maç yapmak için göndermiş. Bir süre sonra da bu kez as takımıyla gelip bir karşılaşma daha oynamışlar. Oynanan bu maçlar, karşılaşmalar sırasındaki ilgi ve İrlanda toplumunun her köşesine futbol sempatisinin yayılması önce Edinburgh Futbol Birliği'nin inadını kırmış. Sonrasında da başından beri Hibernian'ı yok sayan İskoç Futbol Birliği istemeye istemeye Hibernian'ın başvurusunu kabul etmek zorunda kalmış. Hibernian'ın lige dahil edilmesine rağmen, o sene içerisinde İskoçya Kupası'na katılmasına izin verilmemiş. Yine de lige kabul edilmek onlar için verilen savaşın kazancı niteliği taşıyordu.

Zamanla Hiernian'ın varlığı tüm İskoçya'daki Katolik kesim tarafından bilinmeye başlanmıştı. 1887 yılında Glasgow'da bulunan bir yardım kuruluşu, Katolik kesim tarafından sayılan rahip Walfrid, Hannan ve Whelahan'a Glasgow'da bir gösteri maçı teklifi yapmıştı. Bu karşılaşma ile Hibernian takımının ünü daha da artacaktı. Çünkü, bu yapılan gösteri maçını 12.000 kişinin izlemesi herkesi şaşırtmıştı. Karşılaşma sonrasında rahip Walfrid'in kafasında Glasgow'da bulunan Katolik İrlandalı'ların da bir takım kurması gerektiğini düşünüyordu. O sıralarda Glasgow'daki İrlanda kökenli nüfus 250.000-300.000 civarındaydı. Daha az sayıda bir topluluktan bir takımın çıkıyor olması, bu kadar fazla nüfusa sahip bir şehirden neden bir takım çıkmıyor sorularını getirmişti. Walfrid, bu süreçte Katolik kesimden bir çok kişiyle görüşmeler yapmış. Önüne bir çok engel çıkmasına rağmen yılmamış ve en sonunda bir futbol takımının kurulacağını duyurmuş. Yapılan toplantılarda takımın ismi olarak "Glasgow Hibernian" önerileri hakimken Walfrid kulübün isminin "Glasgow Celtic" olacağını açıklamış.

1888 senesinde Mayıs ayında Celtic Park'ın resmi açılısını da yine Hibernian takımıyla yapıyorlar. Celtic takımı futbolcu bulamazken, Hibernian yoluna emin adımlarla devam ediyor. Celtic takımı ilk resmi maçında Old Firm'in başlangıcı olacak olan Glasgow Rangers maçına çıkıyor. Old Firm tarihinin ilk galibiyetini aldıkları karşılaşmada Hibernian takımından 7 oyuncu ödünç alıyorlar. Bu karşılaşmayla birlikte Old Firm'in fitili ateşlenmiş oluyor. İlerleyen haftalarda Celtic yine Hibernian takımından ödünç futbolcular almaya devam ediyor. Fakat, işin aslında ödünç değil futbolcuları kulübe para karşılığında kazandırmak olduğu söyleniyor. John Glass'a güvenen Hannan ve Whelahan bu iddialara kulak asmıyor. Sonrasında, yapılan karşılaşmalar sonucunda elde edilen gelirler Hibernian takımı tarafından yardım kuruluşlarına bağışlanıyor. Fakat, John Glass yönetimindeki Celtic takımında ise işler hiç öyle olmuyor. Tamamiyle ticarethane gibi yönetilmeye başlanan Celtic kulübü, Hibernian - Celtic ortaklığına farklı bir boyut getiriyor.

Bu süreç sonrasında İngiltere'de profesyönelleşmiş futbolu John Glass ve ekibi İskoçya'ya da getirmeye kararlıdır. Bu zaman zarfında İngiltere'den futbolcular alınıp, Hibernian takımından "ödünç" adı altında alınan futbolcularla sözleşmeler yapılıyor. Aradaki kalite farkı açılırken, en kötüsü de aradaki iyi ilişkiler zedelenmeye başlanılıyor. Whelahan ve Hannan'ın John Glass ile aralarındaki uçurum, taraftarlar arasında da yaşanmaya başlıyor. Kardeş olduklarını düşündükleri bir zamanda böyle bir oluşuma girilmesi Hibernian tarafından hiç iyi karşılanmıyor. Şimdi bile Hibernian taraftarları Celtic tarafını affedebilmiş değildir. Bunda en büyük payı olan kişi ise, John Glass. Zamanın çok fazla geçmesine rağmen Hibernian'ın bir ticarethane olarak değil bir baş kaldırış ve mücadele için kurulduğu savunurlar. Celtic'in ise, aynı amaçla kurulmuş olmasına rağmen sonrasında kendi benliğinden çıkarak ticarethane gibi işletildiği düşüncesi hakimdir.

Daha çok sempati duyan Celtic takımı Avrupa'da söz sahibi olurken, Hibernian takımı "kardeş(!)" kulübün çok daha gerisinde kalmış. Para'nın işin içine girmesiyle birlikte işlerin değiştiği ve Hibernian'ın halen bağlı olduğu değerleri korumaya çalışmasını da kutlamak lazım. Biraz da olsa içlerinde halen 1875'deki yaşadıkları zorlukları barındırabiliyorlar.

Önder Ayhan Pektaş 
https://twitter.com/ondrayhnpkts
Devamı

Ödüllü Skor Tahmin Yarışması / 3. Hafta


Tottenham - Norwich City ?
Kayserispor - Akhisar Belediye ?
Karabükspor - Beşiktaş ?
Sivasspor - Fenerbahçe ?
Liverpool - Arsenal ?
Galatasaray - Bursaspor ?
Barcelona - Valencia ?

Not: Tahminlerinizi gönderirken, yarışma içinde bulunan oynanılacak ilk karşılaşmadan en az 1 saat önce yorum atmanız gerektiğini dikkatle belirtmek isterim. Tahminleri girerken bu duruma dikkat ederseniz sevinirim. (İlk maçımız 01.09.2012 -cumartesi- saat 17:00'da Tottenham - Norwich City)

Devamı

30 Ağu 2012

Ronaldinho vs Messi

Messi'nin dün gece Real Madrid ağlarına attığı harika frikik golü uzun zaman sonra El Clasico'da frikik golü izlememize yardımcı oldu. Son atılan frikik golü 2004/2005 sezonu yine Bernabeu'da Ronaldinho'nun ayağından.
Devamı

27 Ağu 2012

Ödüllü Skor Tahmin Yarışması / Puan Tablosu #2


2. Hafta
Beercholic - 7 puan
Yeşil Kırmızı - 3 puan
muhterem gülşen - 2 puan

the patroit - 2 puan
Ogün Yıldız - 4 puan
*Emre Güngör - 0 puan
*Alikevicius - 0 puan
*Furkan Bak - 0 puan
*Chuck Bartowski - 0 puan
Vyslsr - 2 puan
*Dr İmperius - 0 puan
*Bekir Öktem - 0 puan
Steven Stiffler - 4 puan
boby joe hill - 3 puan
Sercan Çalı - 3 puan
*Osvaldo - 0 puan
B.Furkan Sümbül - 6 puan
Emre Özpınar - 1 puan
Emre Scorpion - 1 puan
Arkhe - 1 puan
Kalamarina - 8 puan
Okan Danısman - 6 puan
*Eren - 0 puan
Mule - 4 puan
Yiğit Yılmaz - 1 puan

İlk hafta puan alan; Emre Güngör, Alikevicius, Furkan Bak, Chuck Bartowski, dr_imperius, Bekir Öktem, Osvaldo ve Eren ikinci hafta tahmin göndermedikleri için puan alamadılar. Ayrıca; Serhat Çelik, emre topbaş, fatihfc ve yiğit kula ilk 2 hafta tahminlerini göndermeyerek puansız devam ediyorlar. Üçüncü hafta tahmin göndermedikleri taktirde yarışma dışında kalacaklarını hatırlatırım. 1. hafta puan tablosu için; tıklayınız. Kurallar için; tıklayınız
Devamı

23 Ağu 2012

Barcelona - Real Madrid / Raund 1


Yeni sezonun ilk El Clasico'su bu akşam "Supercupa"'nın ilk ayağında Camp Nou'da oynanacak. Geçen sene şampiyonluğu Real Madrid'e kaptıran Barcelona'da hedef "Supercupa" ile sezona iyi bir başlangıç yapmak. Real Madrid ise, Camp Nou'dan avantajlı dönerek evinde kupayı kaldırmak istiyor.

Daha önce Supercupa finalinde 5 kez karşı karşıya gelen iki ezeli rakipte üstün olan taraf Real Madrid. İki takımın karşı karşıya geldiği finallerde Real Madrid 4 kez kupa sevinci yaşarken, Barcelona sadece 1 kez bu sevinci yaşamış.

Barcelona toplamda kupayı 10 kez müzesine götürürken, Real Madrid sadece 8 kez götürebilmiş. Son 3 yıla bakarsak; Barcelona'nın lige ve tüm kupalara koyduğu ambargoyu görüyoruz. Real Madrid, geçen sene yaşadığı şampiyonlukla bu ambargoya dur demek için küçük bir adım atmış oldu. Supercupa finali ile bu adımı biraz daha ileriye taşımak istiyor.
Devamı

22 Ağu 2012

Ödüllü Skor Tahmin Yarışması / 2. Hafta



25/08/2012

Sivasspor - Mersin İdman Yurdu ?
Orduspor - Eskişehirspor ?
Akhisar Bld. Genç. - Gençlerbirliği ?
Fenerbahçe - Gaziantepspor ?
26/08/2012 
Bursaspor - İBB ?
Trabzonspor - Elazığspor ?
Beşiktaş - Galatasaray ?

Not: Tahminlerinizi gönderirken, yarışma içinde bulunan oynanılacak ilk karşılaşmadan en az 2 saat önce yorum atmanız gerektiğini dikkatle belirtmek isterim. Maçların saati belli olmadığından belli olduğu zaman twitter üzerinden ve buradan girilmesi gereken son saati sizlere belirteceğim. Tahminleri girerken bu duruma dikkat ederseniz sevinirim.

Devamı

Ödüllü Skor Tahmin Yarışması / Puan Tablosu



1. Hafta 

Beercholic - 7 puan
Yeşil Kırmızı - 6 puan
the patroit - 11 puan
Ogün Yıldız - 7 puan
Emre Güngör - 2 puan
Alikevicius - 8 puan
Furkan Bak - 1 puan
Chuck Bartowski - 1 puan
Vyslsr - 0 puan
Dr İmperius - 3 puan
Bekir Öktem - 2 puan
Steven Stiffler - 9 puan
bob joe hill - 7 puan
Sercan Çalı - 4 puan
Osvaldo - 7 puan
B.Furkan Sümbül - 16 puan
Emre Özpınar - 14 puan
Emre Scorpion - 7 puan
Arkhe - 12 puan
Kalamarina - 5 puan
Okan Danısman - 15 puan
Eren - 3 puan

Not: Mule - Yiğit Yılmaz - Serhat Çelik - fatihfc - muhterem gülşen - emre topbaş ve yigit kula tahminlerini tahminleri hiç/geç gönderdikleri için puanlamaya dahil olamadılar. 
Devamı

17 Ağu 2012

Ödüllü Skor Tahmin Yarışması / 1. Hafta


Gaziantepspor - Sivasspor ?
Mersin İdman Yurdu - Orduspor ?
Gençlerbirliği - Antalyaspor ?
İstanbul Büyükşehir Belediyespor - Beşiktaş ?
A.Bilbao - R.Betis ?
C.Vigo - Malaga ?
Reading - Stoke City ?
W.Ham United - A. Villa ?
W.Bromwich - Liverpool ?

Yarışmamız başladı arkadaşlar. Listede bulunan maçlarla ilgili tahminlerinizi alalım. Herkese bol şanslar... (Tahminlerinizi son olarak Cumartesi günü 12:00'a kadar yollamanız gerekiyor. İlk maçımız Cumartesi 17:00'da başlıyor. Bilginize.)

Not; Yarışma kuralları için; tıklayınız.
Devamı

15 Ağu 2012

Ödüllü Skor Tahmin Yarışması / Genel Bilgiler


Yeni sezonda hediyeli bir "skor tahmin yarışması" düzenleme fikrim vardı. Bunu sonunda hayata geçirmeye karar verdim. Hediye konusuna gelecek olursak; kazanan arkadaşa gönül verdiği renklerin formasını hediye edeceğim. Fakat, İstanbul - İzmir - Ankara takımları dışında çok ters takımların formalarını bulmak zor olur. Eğer böyle bir durum oluşursa; bunu kazanan arkadaşla irtibata geçerek ortak bir hediye bulabiliriz diye düşünüyorum. Çok fazla kurallarla boğulu olmadan ve keyif alabileceğimiz bir yarışma olacağını düşünüyorum. Umarım hepimizin keyif alacağı bir yarışma olur. İlk haftadan itibaren başlayacak yarışmada tahmin edilecek maç sayısı ve ligleri kendim belirleyeceğim. Çok uçuk ligler olmayacak. Türkiye - Almanya - İspanya - İngiltere - İtalya ağırlıklı yapmayı düşündüğüm yarışmada min. 6 maç paylaşacağım. Bu maçlar arasından yapılacak yarışma sonunda kazananı belirleyeceğiz. Tahmine sunulacak karşılaşmalar içerisinde Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, Türkiye Kupası, İngiltere-İtalya-İspanya-Almanya Kupası maçları da olabilir. Lig olarak Spor Toto Süper Lig dikkate alınacaktır. Ligimizde ilk yarı bitene kadar (17. hafta) yarışmamız sürecektir. Bu süreç içerisinde güzel bir katılım yaşarsak; ikinci yarı itibariyle de bir yarışma yapmayı düşünebilir. Şimdiden hepinize bol şanslar diliyorum.

Puanlama; 

1- Yarışmacı, doğru tahmin ettiği her maç için 3 puan kazanır.

Örn; A ve B takımları arasında oynanılan karşılaşmaya 1-0 veya 0-1 tahmini yapan yarışmacı, eğer tahmin ettiği gibi maç 1-0 veya 0-1 biterse 3 puan kazanır. Artı olarak, galip gelen tarafı da doğru tahmin ettiği için ekstra 1 puan daha kazanır.

2- Yarışmacı, doğru tahmin ettiği her beraberlik maçı için 2 puan kazanır.

Örn; A ve B takımları arasında oynanılan karşılaşmayı 1-1 tahmin eden yarışmacı, tahmininde doğru tercih yaptığı için 2 puan kazanır. Artı olarak, maçın beraberlik tercihini de doğru tahmin ettiği için 3 puan daha kazanır.

3- Yarışmacı, sadece galibiyet ve beraberlik tahminini doğru verirse 1 puan alır.

Örn; A ve B takımları arasında oynanılan karşılaşmayı 1-0, 0-0 veya 0-1 tahmin eden yarışmacı, skor tahmininde yanılır ve sadece "ev sahibi galibiyeti, deplasman takımı galibiyeti veya beraberlik" bahislerinde doğru tahminde bulunursa 1 puan alır.

Kurallar; 

1- Tahmin gönderme süresi, yarışma içerisindeki başlayacak "ilk" karşılaşmadan minimum 5 saat önce tüm tahminlerin yapılmış olması lazım. "Her maç için ayrı ayrı yapılan tahminler kabul edilmeyecektir. İlk karşılaşma başlamadan önce tahminleri göndermeye dikkat ediniz." 

2- Tahminlerinizi, açılacak başlık altındaki "yorum" kısmına yazabilirsiniz. Tahminlerde ad-soyad ve geçerli bir e-posta adresi bulunması zorunludur.

3- Tahminlerini, bir defadan fazla şekilde gönderen yarışmacıların ilk gönderdiği tahminler kabul edilecektir.

4- 6 haftada bir kere puan tablosu yayınlanacaktır.

5- Yarışma bitiminde aynı puana sahip yarışmacılar arasında öncelik, en fazla "skor tahmini" tutturana verilecektir. "Skor tahmini" eşitliğinde ise, kura çekimi yapacağız.

6- Üst üste 3 hafta (yarışma programı içinde) tahminde bulunmayan yarışmacıyla yollar ayrılacaktır.

NOT: Yarışmaya katılmak için, konunun altına katılım durumunuzu belirten bir mesaj bırakın. Yarışma için maçları Cuma günü akşam 21:00'da paylaşacağım. Bu süre zarfı içerisinde Perşembe akşam saat 24:00'a kadar katılım kabul etmekteyim. Perşembe 24:00'dan sonraki katılımları kabul etmeyeceğim. Yarışmanın paylaşımlarını; twitter hesabım üzerinden ve buradan takip edebilirsiniz. Hepinize şimdiden iyi yarışlar arkadaşlar. 
Devamı

14 Ağu 2012

Marcel Desailly ve Didier Deschamps

Yaşlar 18...
Devamı

Championship 2012/2013 Sezonu Önizlenimi / Huddersfield - Hull


-Huddersfield-

Geçtiğimiz sezonu İngiltere Lig 1’de play-off oynayarak tamamlayan Huddersfield takımı play-off finalinde Sheffield United ile karşı karşıya gelmişti. Sezon boyunca ortaya koydukları iyi futbolu bu maça da taşıyan Huddersfiel, rakibini normal süresi 0-0 biten karşılaşmanın ardından penaltı atışları sonunda mağlup ederek adını Championship’e yazdırmasını başardı. Hak ettikleri bir başarıyı elde eden Huddersfield’in Championship içerisinde öncelikli hedefi kalıcı olmak olacaktır. Gelebilecek/yaşanılacak şampiyonluk sürprizi ise, paha biçilemez durumlara gelmelerini sağlayabilir.

Sezon öncesine bakacak olursak; Sezonun ilk resmi maçını İngiltere Lig Kupası maçında Preston’a karşı oynadılar. 2-0 kaybettikleri karşılaşmada pek hazır bir görüntü sergileyemediler. Ligin açılışını ise, Cardiff ile yapacaklarını düşünürsek ilk haftalar kendileri adına zorlu geçecektir. Yapılan transferler ise, Sean Scannell (F), Oliver Norwood (OS), Adam Clayon (OS) ve Anthony Gerrard (D) takıma yeni katılan isimler. Giden isimler ise, geçen sene çok fazla fırsat bulamayan isimler oldu. Bunlardan da Huddersfield bir kazanç elde edemedi. Genel olarak sözleşmesi biten isimlerdi.

Championship’e yeni yükselmelerine ragmen yapılan transferlere bakacak olursak; ligi iyi yerlerde bitirme hedefleri var. Zaten iyi bir takım olan ve mücadele etmekten usanmayan yapıda olmaları bana gore lige büyük bir keyif katacak. Fakat, bocalama dönemi yaşama olasılıklarını düşünürsek, işte o zaman işleri bir hayli zorlaşır. İngiltere alt liglerde genellikle bellir bir lige yükselen takımlardan en az biri sürpriz yapabiliyor. Bunu Huddersfield takımı başarabilir.

-Hull- 

Geçtiğimiz sezon ligi 8. sırada tamamlayan Hull takımı ligin genelinde çok iyi performans göstermemişti. Güçlü bir kadrosu olmasına ragmen beklentilerin (en azından play-off) altında kaldılar. Bu beklentiyi sadece 2 sırayla kaçırdılar. Ve iyi de futbol oynamıyorlardı. Geçen sene takımın en iyilerinden Fryatt ve Koren ile bulundukları konuma kadar gelebildiler. Diğer oyunculardan çoğunluk bu futbolculara ayak uyduramayınca bir sezon daha Championship mücadelesi gözüktü.

Yeni sezon öncesi ilk resmi mücadelesini 11 Ağustos tarihinde Lig Kupası maçında Rotherham United karşısında verdiler. Kendi evlerinde oynamalarına ragmen ortaya koydukları vasat futbolla elenme riski yaşadılar. Penaltı atışlarında 7-6 kazanarak tur atlamasını bildiler. Transferlere bakacak olursak; Paderborn takımından Nick Proschwitz’i 3.5 milyon euro civarında bir ücrete transfer ettiler. Geçen sezon Bundesliga 2’de mücadele eden Paderborn takımında 33 maçta (2900 dakika) 17 gol atıp 4 asist yapan Proschwitz takımın yeni gol umudu. Ayrıca, West Ham’dan 34 yaşındaki defans oyuncusu Abdoulaye Faye’yi ve G.Rangers’dan 23 yaşındaki orta saha Sone Aluko takıma dahil edildi.

Yapılan Nick Proschwitz transferi zamanla +/- yönlerini gösterecektir. Fakat, takımla birlikte Lig Kupası maçında kaçırdığı golleri gördükten sonra pek de olumlu sinyaller vermedi. İlk maç olmasından dolayı sabır göstermek zorunda gibi duruyorlar. Hull takımı geçen seneki kadrosunu genel anlamda korumayı başardı. Bu sene hedef en kötü play-off gözüküyor.
Devamı

9 Ağu 2012

Championship 12/13 Sezonu Önizlenimi / Crystal - Derby


-Crystal Palace- 

Crystal Palace geçen sezonu 17. sırada tamamlamıştı. Futbol açısından bir hayli vasat geçen sezonu en azından ligde kalarak kurtarabildiler. Ligin en az gol atan takımları arasında üst sırada bulunsalarda defansif anlamda da en az gol yiyen takımları arasındaki yerlerini aldılar. Yedikleri 51 golle Birmingham, Middlesbrough, Leicester, Cardiff ve Blackpool gibi takımlarla aynı seviyede bulundular. Fakat, aldıkları 22 mağlubiyet başlarına büyük işler açmıştı.

Sezon öncesi yapılan transferlere bakacak olursak; sadece Portsmouth takımından transfer edilen 22 yaşındaki defans oyuncusu Joel Ward'a 650bin euro civarında bir ücret ödediler. Bunun dışında yapılan transferler; Aaron Wilbraham (F - Norwich City) ve Peter Ramage (D - QPR).  Giden oyunculara bakacak olursak; takımın bana göre geçen sezon ayakta duran tek ismi olan Darren Ambrose ile yollar ayrıldı. Defansın en önemli isimlerinden İngiltere U21 forması giyen Nathaniel Clyne ve forvette iyi işler yapılan İrlandalı Sean Scannell ile yollar ayrıldı. Gelen oyuncular bana göre giden oyuncuların yerini doldurmaya yetmeyecektir.

Yeni sezon öncesinde orta sahanın en önemli ismi Darren ile yolların ayrılması. Ardından defansın en önemli ismi ve geleceği parlak gösterilen Nathaniel Clyne ile yolların ayrılması takımın yeni sezonda işlerini bir hayli zorlaştıracaktır. Maddi açıdan iyi getiri sağlayan bu transferler sonrasında yapılabilecek orta seviye transferler takımı ligde tutmaya yetecekti. Fakat, yapılan transferler sonrasında çok da umutlu değilim.

-Derby County- 

2011/2012 sezonunu 12. sırada tamamlayan Derby County genel olarak inişli-çıkışlı bir sezon geçirmişti. Son senelerde bu tarz futbolu benimsemiş görünüyorlar(!) Fakat, play-off zorlayabilecek kapasiteleri olmalarına rağmen bunu bir türlü kullanma başarısı gösteremediler. Özellikle, inatçı futbolu ile geçen sezon boy gösteren Derby takımı yeni sezonda da aynı şekilde yoluna devam edecek gibi gözüküyor.

Yeni sezon öncesi yapılan transferlere bakacak olursak; çok ciddi bir takviye yapılmadı takıma. Kiralık olarak forma giyen isimler takıma dönerken, Northampton'dan 20 yaşındaki orta saha oyuncusu Micheal Jacobs ve Preston takımından 24 yaşındaki orta saha Paul Coutts takıma takviye edildi. Yapılan iki orta saha oyuncusu da bu sezon Derby takımının orta alandaki inatçılığı ve genişliği için opsiyon olarak gözüküyor. Giden oyuncular ise, Leeds'e gönderilen Paul Green (OS), Burnley takımına gönderilen Jason Shackell (D) ve Sheffield Wednesday'e gönderilen forvet Crhis Maguire.

Gönderilen isimler geçen sezon takıma önemli katkılarda bulunmuş isimler. Fakat, yüksek maaşları futbolcularla yolların ayrılma aşamasına gelinmesine neden oldu. İyi ücrete gönderilenlerin yerine gelen yeni isimler ise, takıma adapte olabilecek ve iyi işler çıkartabilecek isimler gibi gözükmekte. Özellikle, Micheal Jacobs'un genç yaşta olması ve gelecek vaad etmesi biraz olsun umut verici. Derby bu sezon da orta sıralarda olacak gibi gözüküyor. Gelen/giden isimleri göz önünde bulundurursak.
Devamı

Tony Hibbert ve İlk Golü

Tony Hibbert'i aslında çoğumuz tanımıyoruz. 1981 Liverpool doğumlu Hibbert, 1991 yılında başladığı Everton macerası 2000 yılında A takıma yükselmesiyle devam ediyor. Uzun zamandır Everton forması giyen defans oyuncusu Hibbert, 254 kez giydiği (AEK maçı dahil) Everton formasıyla hiç gol atamamış bir futbolcu.

Dün oynanılan AEK hazırlık maçında Everton kariyerindeki ilk golü atma başarısı göstermiş. O'ndan sonra ise, saha ana-baba gününe dönmüş. Futbolcular, yönetim, teknik heyet ve taraftarların mutluluğu enteresan... 254 maçta forma numarası (2) kadar gol atma başarısı gösteremeyen bir tecrübe; Tony Hibbert.
Devamı

7 Ağu 2012

Beyzbol Sahasından Futbol Sahası Olur Mu?


New York Yankees beyzbol takımının sahası, Real Madrid - Milan maçı için futbol sahasına dönüştürülüyor. Olmuş mu? Bence olmamış. 
Devamı

4 Ağu 2012

Portsmouth | Ne Bu Ay-Yıldız?


Daha önce bloğumda “Deportivo ve Türk Bayrağı” ve “SüryanilerinTakımı Assyriska” yazıları yazmıştım. Bu tarz yazılar yazarken genellikle uykumun kaçtığı saatleri seçiyorum. Hem vakit genişliği hem de bilgi açısından en güzel saatler oluyor. Önceden yazdığım Deportivo yazısı daha önce bir çok yerde farklı kişiler tarafından yazılan bir konuydu. Fakat, birkaç konu eksikliği dikkatimi çekerek bloğumda yazma kararı almıştım. O yazıyla birlikte “Assyriska” yazısı da yazma isteğim oluşmuştu. Deportivo yazısından daha çok Assyriska yazısı ilgi görmüştü. Şimdi yazacağım (yazmaya çalışacağım) Portsmouth yazısı aslında daha önceden yazılmış bir konu. Yazılmış yazılarla tekrar olmamasını düşünsem de Portsmouth’un hikayesinde ne yazık ki eski yazılmış yazılarla “pişti” olmak zorunda kalıyorum. Bu yüzden asıl yazılması gereken yazının İrlanda takımı olan “Drogheda” olduğunu düşünmeye başladım. Fakat, Drogheda ile ilgili çok fazla bilgi edinme fırsatım olmadı. Neyse, çok fazla lafı uzatmayalım, karınca kararınca Portsmouth hakkında neler biliyoruz, sıralıyalım.

Portsmouth neresidir? Sorusuyla başlayalım. İngiltere’nin güney-doğu bölgesinde Hampshire kontluğuna bağlı yerleşke. 1926 yılında krallık tarafından “şehir” niteliği taşıma fırsatı elde ediyorlar. Portsmouth, yıllar boyunca İngiliz donanmasına ev sahipliği yapmıştır. Hatta, Dünyanın en eski gemi tamir havuzuna sahip bir şehirdir. Şehirde eskiden çok fazla İrlandalı’nın yaşaması da bir diğer bilgi olarak geçilebilir. Zaten, İrlandalı’nın fazla olması Osmanlı Devleti’ni Portsmouth konusunda cezbeden en önemli sebep.

Geçelim, asıl konumuza. Portsmouth takımı  1898 yılında kurulmuş bir kulüp. Uzun süredir İngiltere’de bir çok ligde mücadele etmiş Portsmouth takımının en büyük başarısı; 2008 yılındaki FA Cup şampiyonluğu. Bunun dışında alt lig şampiyonlukları da mevcut.  Takım son dönemlerde yaşadığı finansal sorunlar nedeniyle bir çok sahip değiştirdi. Son olarak takımı büyük bir çıkmazın içine sürükleyen Vladimir Antonov takımın son sahibiydi. Fakat, takımı sürüklediği mali kriz nedeniyle bir çok banka ile büyük problemler yaşadı. Londra polisi tarafından başlatılan soruşturma sonunda tutuklanmış ve Portsmouth takımı kayyuma devredilmişti. –Kayyum diyorum- Şu an takım sahipsiz ve 2009/2010 senesinde Premier Lig’de mücadele etmiş takım artık League One’da mücadele etmek zorunda kalacak. Kadrosunda 7 oyuncu olan ve hazırlık maçlarına bile çıkamayan Portsmouth takımı bir de lige “eksi” puanla başlayacak. 2 sene içinde takımın buralara kadar gelmesinde “emeği(!)” geçen herkese de taraftarlar güzel! Teşekkür ediyor.
Gelelim tarihçesine; nedir bu takımın ambleminde bulunan “Ay-Yıldız” diye sormaya başlamıştık. Ülkemizde ambleminde “ay-yıldız” bulunduran takımlardan daha çok ilgi çeken bir konu aslında. Portsmouth gibi ambleminde “ay-yıldız” bulunduran bir diğer takım ise, İrlanda takımı Drogheda. -O konuya daha sonra değinmeye çalışırız- Portsmouth takımındaki bu amblemin nedenini aslında kısa(özet) şekilde geçmek istiyorum.

Bir çok fikir ortaya atılmasına karşın, asıl ve en sağlam bilgi, Osmanlı Devleti’nin  teşkilatçı yapısını kullanarak İngiltere içerisinde “casus” bulundurma isteğidir. Bunu derinden ve sağlıklı bir şekilde yürütme yollarını ararken karşılarına Portsmouth çıkıyor. Portsmouth’un seçilmesindeki bir diğer özellik ise, daha önce bahsettiğim gibi şehirde çok fazla İrlandalı nüfusu olmasıydı. İngiltere’nin istihbarat servisini çok iyi kullanarak Osmanlı Devleti içine kadar “casus” sokmasından yola çıkan 2. Abdülhamit, bu yöntemi İngiltere’ye karşı kullanmak ister. Bunun neticede Osmanlı Devleti, dönemin en büyük donanma gemilerinin yapımının/bakımının yapıldığı Portsmouth şehrine eğitim amaçlı bir donanma göndermektedir. Gönderilen donanmaların amacı sadece İngiltere’den “bilgi” taşımak olacaktı. İki donanma yollayan Osmanlı Devleti, gemilerin geri dönmesiyle daha farklı bir sistem bulmak zorunda kalıyor. Çünkü, sürekli donanmayı İngiltere’ye yollamak dikkat çekecekti. Bu sırada futbolun yavaş yavaş yer bulduğu dönemde İngiltere’de bir takım kurularak daha sağlıklı bilgilerin alınabileceği düşüncesi hakim kılınılıyordu.

Aslına bakarsanız; daha önce Portsmouth’un bulunduğu Hampshire bölgesinde dünyanın en eski takımlarından biri olan; “Fordingbridge Turks”  takımı bulunuyordu. Bu konuya da daha önce bloğumda  -şurada- yer vermiştim. Plevne Savunması’nın kulaktan kulağa dolaştığı dönemlerde kendilerine “Turks” diyen bu takımdan haberdar olan Abdulhamit, bu takımı kullanarak “istihbarat” sağlamak yerine daha yeni ve çok fazla dikkat çekmeyecek bir takım oluşturma düşüncesi içine girmektedir.

Bu yüzden, Portsmouth takımıyla yeni istihbaratlar elde etmek için çalışmalara başlamaya karar vermişti. Kulübün ilk dönemlerinde “kontluğun” bayrağını taşımasından rahatsızlık duyan Sultan 2. Abdülhamit denizcilikle ilgilenen ve liman şehri olan Portsmouth için “mavi” renkleri ve ay yıldızı uygun görmektedir. İrlandalıların “kıtlık” zamanında yaşadıkları dönemdeki Osmanlı Devleti’nin yardımları, nüfüsun yoğun olduğu Portsmouth’da hiç dikkat çekmiyordu. Halkın bulunduğu dönem itibariyle Osmanlı sempatisini kullanarak gerekli “istihbarat” bilgileri Osmanlı’ya sorunsuz bir şekilde iletilebiliyordu.

Ayrıca, İngiltere’de bulunan bir çok “Türk Deniz Şehitliği” mevcut. Bunlardan biri de Portsmouth’da bulunmaktadır. Mirat-ı Zafer ve Sirag-ı Bahri adlı iki firkateynimizde yaşanılan salgın hastalık sonucu şehit olan 26 askerimizin mezarı orada bulunmaktadır. 2011 yılında hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi bu mezarlığı ziyarette bulunmuşlardı.
Bu yüzdendir, Portsmouth takımının amblemindeki “ay-yıldız”… Şu an için hiç Türk sempatileri var mı? Yok denecek seviyede. Çünkü; ABD, İsrail, Japonya, Umman ve Çin gibi ülkelerde bulunan şehirlerde “soyları” bulunmaktadır. Yoğun bir dönem ve karmaşadan geçen Portsmouth şehri, takımın son 2 senede yaşadığı güçlüklerle birlikte yine o dönemleri  yaşar gibi olmaktadır. Bu zorlu dönemlerden kurtulması “mümkün” gözükmeyen Portsmouth takımı için; League One’da kalması “mucizelere” kalmış gibi gözükmektedir.  



Devamı

Championship 12/13 Sezonu Önizlenimi / Cardiff - Charlton



-Cardiff City-

Geçen sene zor da olsa ligi 6. sırada tamamlayarak play-off oynama hakkı kazanan Cardiff takımı play-off mücadeleleri sonunda EPL’ye yükselme başarısı gösteremedi. Sezon boyunca inişli-çıkışlı bir futbol ortaya koyan Cardiff takımı beklentileri bir türlü karşılayamadı. West Ham ile play-off eşleşmesinden iki karşılaşmadan da kaybederek ayrılmaları, yeni sezon öncesi planlarının yapılmasını acil kılmıştı. Bu neticede de kendilerini büyük bir değişimin içinde buldular.

Sezon öncesi hazırlık dönemine değinmeden önce Cardiff takımındaki büyük değişimden bahsedelim. Takımın büyük potansiyeli karşısında beklentileri bir türlü karşılayamaması, Malezyalı iş adamı Vincent Tan’ın dikkatini çekiyor. Takımın EPL için yaptığı yüksek maaşlı transferler sonucunda fazlasıyla finansal anlamda zor durumda olması ve Vincent Tan’ın Galler’deki iş hayatı, takımın sahibi olmasında etkili oluyor. 100 milyon poundluk bir yatırım ile finansal düzenleme ve takımı EPL’ye taşıma hedefi için işe koyuluyorlar. Fakat, bunun sonucunda yapılan transferlere bakacak olursak; Portsmouth’un kalecisi 1987 doğumlu Joe Lewis bedelsiz olarak takıma katıldı. Birmingham City’den 1991 doğumlu orta saha Hordon Mutch 1.250.000 euro karşılığında transfer edildi. Kadrodan gönderilen Kenny Miller’ın yerine ise, NK Maribor’dan Etien Velikonja dahil edildi.

Yapılan transferlere ve Vincent Tan’ın vaadlerini göz önünde bulundurursak; 2 senedir play-off oynayıp EPL bileti alamayan Cardiff için yeni sezon çok da umutlu gözükmüyor. Özellikle, Kenny Miller ile yolların ayrılmasını anlamış değilim. Ada futbolu ve özellikle Championship gibi ligler için bana göre en iyi forvet tercihi. Miller ile yolların ayrılıp Velikonja’nın alınması çok büyük bir transfer hatası gibi duruyor. Blackburn, Bolton, Leeds, N.Forest, Birmingham vb. üst sıraya oynama hedefi olan takımlar karşısında yapılan bu transferlerle işleri zor görünüyor.

-Charlton Athletic- 

Charlton geçtiğimiz sezonu League One’da 101 puan toplayarak lider olarak tamamlamıştı. Müthiş bir sezon geçiren Charlton takımı artık Championship’de mücedale edecek. Geçen sene ortaya koydukları futbolu göz önünde bulundurursak, Championship’de kalıcı olabilecek bir takım hüvviyeti taşıyorlar diyebiliriz. Özellikle, geçtiğimiz sezon Bradley Wright-Philips’in ortaya koyduğu performans (22 gol) ile takımın bir üst lige yükselmesinde en büyük pay sahibi olmuştu.

Yeni sezon öncesine bakacak olursak; Charlton takımı ligin yeni ekibi olmasına rağmen kadrosunu genel anlamda korumayı başardı. Sunderland’de forma giyen 1990 doğumlu orta saha Jordan Cook bedelsiz olarak transfer edildi. Stevenage’de başarılı performans gösteren 1986 doğumlu Lawrie Wilson ile sözleşme imzaladılar. Yine orta sahaya G.Rangers’da forma giyen Salim Kerkar’ı kadroya dahil ettiler. Yapılan transferlere baktığımız zaman ihtiyaç ve nokta transferler diyebiliriz. Kadrosunu koruyan ve iyi yolda olan Charlton takımı için yapılabilecek transferlerle bana göre kadrolarını güçlendirmeyi başardılar.

Yeni sezonda bana göre orta sıralarda bulunabilecek bir takım oluşturdular. Sezona iyi başlayabilir ve kendilerine güvenlerini yitirmezlerse başarılı ve ligde kalabilecek seviyeye gelebileceklerdir. Biraz daha deplasmanda sürpriz sonuçlar alabilecek bir takım olmaları halinde ise, play-off potasını zorlamaları çok şaşırtıcı olmayacaktır. League One’da mücadele ederken, keyif veren ve futbol oynayan Charlton takımını Championship’de izlemek lige keyif katacaktır. Umarım EPL olmazsa uzun süreler ligde mücadele ederler.
Devamı
© Geri Pas Yok! All rights reserved | Theme Designed by Seo Blogger Templates