23 Ağu 2011

Hafta İçi Futbol Keyfi


23 Ağustos Salı

19:30 Werder Bremen-FENERBAHÇE (Euro Futbol)
21:45 Villareal-Odense (CNN Türk)
21:45 Genk-Maccabi Haifa (Rustavi 2/Euro Futbol)
21:45 Apoel-Wisla Krakow (HD4 Men)

24 Ağustos Çarşamba
19:00 Rubin Kazan-Olympic Lyon (Euro Futbol)
21:45 Udinese-Arsenal (Lider TV/Rustavi 2/HD4 Men)
21:45 Real Madrid-Galatasaray (Euro Futbol)

25 Ağustos Perşembe
20:00 Alania Vladikavkaz-Beşiktaş (Show TV)
21:30 Anderlecht-Bursaspor (Kanaltürk)
21:30 Trabzonspor-Athletic Bilbao (Euro Futbol)

Devamı

Bob Marley ve Futbol


Devamı

19 Ağu 2011

Hafta Sonu Futbol Keyfi


19 Ağustos Cuma

21:30 Borissia Mönchengladbach-Wolfsburg (TRT Spor)

20 Ağustos Cumartesi
14:00 Sunderland-Newcastle (Lig TV)
14:45 Arsenal-Liverpool (Spormax)
16:30 Bayern Münih-Hamburg (TRT Spor)
17:00 Aston Villa-Blackburn Rovers (Spormax)
19:30 Köln-Kaiserslautern (TRT Spor)
19:30 Chelsea-WBA (Spormax)
21:00 Villareal-Sporting Gijon (NTVspor)
23:00 Osasuna-Valencia (NTVspor)

21 Ağustos Pazar
13:00 Rayo Vallecano-Malaga (NTVspor)
15:30 Norwich City-Stoke City (Lig TV)
16:00 Wolverhampton Wanderers-Fulham (Spormax)
16:30 Mainz-Schalke 04 (TRT Spor)
18:00 Bolton Wanderers-Manchester City (Spormax)
18:30 Hannover 96-Hertha Berlin (TRT Spor)
19:00 Real Madrid-Athletic Bilbao (NTVspor)
20:00 Anzhi Makhachkala-Dinamo Moskova (Spormax)
21:00 Malaga-Barcelona (NTVspor)
21:00 Palermo-FENERBAHÇE (Euro Futbol)
22:00 Internacional-Flamengo (Spormax)
23:00 Real Betis-Sevilla (NTVspor)

22 Ağustos Pazartesi
22:00 Manchester United-Tottehnam Hotspur (Spormax)
22:00 Real Sociedad-Atletico Madrid (NTVspor)
Devamı

Pes 2012 mi? Fifa 2012 mi?



Devamı

12 Ağu 2011

Championship İddaa Tahminleri / #2


Championship 2. Hafta


177 BARNSLEY - SOUTHAMPTON - Southampton Kaybetmez
178 BIRMINGHAM - COVENTRY -Birmingham Kazanır
179 CRYSTAL PALACE - BURNLEY - Üst
180 DONCASTER - WEST HAM - Üst
181 IPSWICH - HULL - Tgs 2-3 Gol
182 LEEDS UTD - MIDDLESBROUGH - Üst
183 LEICESTER - READING - Tgs 2-3
184 MILLWALL - NOTTINGHAM F. - Beraberlik ya da Millwall Kaybetmez
185 PORTSMOUTH - BRIGHTON - Üst
186 WATFORD - DERBY - Üst
328 BLACKPOOL - PETERBOROUGH - Üst
329 CARDIFF - BRISTOL CITY - Cardiff Kazanır

Hafta sonu oynanılacak olan Championship maçlarında ki bahis önerilerim bu şekilde. Karşılaşmaların yorumlarına Sporx.com/iddaa bölümünden ulaşabilirsiniz. Ayrıca, League One maçları hakkında ki yorum ve bahis önerileri de aynı sayfada mevcuttur. Bol kazançlar herkese...
Devamı

Hafta Sonu Futbol Keyfi


12 Ağustos Cuma

19.00 Orduspor – Karabükspor (Trt 3)
21.00 Mersin İdman Yurdu – Sivasspor (Ttr 3)

13 Ağustos Cumartesi
16:30 Wolfsburg – Bayern Münih (Trt 3 / Trt HD)
17:00 Fulham-Aston Villa (Spormax)
19:30 Mönchengladbach – Stuttgart (Trt 3 / Trt HD)
19:30 Newcastle United – Arsenal (Spormax)
00.30 Sao Paulo – Atletico Paranaense (Spormax)

14 Ağustos Pazar
15:30 Stoke City – Chelsea (Spormax)
16.30 Kaiserslautern – Augsburg (Trt 3 / Trt HD)
18:00 West Bromwich – Manchester United (Spormax)
18.30 Bayer Leverkusen – Werder Bremen (Trt 3 / Trt HD)
23:00 REAL MADRİD - BARCELONA (Kanal D)

15 Ağustos Pazartesi
22.00 Manchester City – Swansea City (Spormax)

Devamı

Mare Nostrum / Can Yücel (12 Ağustos 1999)


En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez luverin namlusundan fırlayarak ...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun
Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun

12 yıl oldu Can baba aramızdan ayrılalı. Nur içinde yat baba! Toprağın bol, kadehin dolu olsun!
eşcinselden devrimci olur mu? sorusu üzerine:-"g.tüne sahip olamayandan devrimci mi olur lan",
Devamı

8 Ağu 2011

Championship ve League One "Haftanın Ardından" / #1. Hafta

Uzun süren aranın ardından yavaş yavaş ligler başlamaya başladı. Ülkemizde süren şike soruşturması kapsamında ligimizin ne zaman açılacağı konusunda endişeler devam ederken, Sporx'de maç yorumları yaptığım iki lig (İngiltere Championship ve League One) başladı. Bundan sonra sezon boyunca elimden geldiğince "haftanın ardından" bölümü yapmaya çalışacağım. Ve iddaa programında olan her hafta için de tahminlerimi (yorumsuz) blogda sizlerle paylaşacağım.

CHAMPİONSHİP

Championship'in ilk haftasına baktığımızda öne çıkan takımlar oldu. League One'dan yükselen Brighton son dakika golüyle kazanırken ilk haftayı firesiz atlattı. Yine bir alt ligden yükselen Southampton ise, Leeds karşısında güzel futbolla 3 puanın sahibi oldu. Bir başka dikkat çeken takım ise, Bristol Rovers deplasmanından 3 puanla dönen İpswich Town oldu. Maçların genel skorlarına baktığımızda ilk hafta haya kırıklığı yaşatan takım olarak, Nottingham Forest takımını gösterebiliriz. Bu sezon şampiyonluğun en büyük adayı olan Forest, ilk karşılaşmada evinde konuk ettiği Barnsley ile 0-0 berabere kaldı. Ligin ilk hafta istatistiklerine baktığımızda ise, 12 karşılaşmada toplamda 31 gol atıldı. Bu, Championship için kısır bir durum. Ama, haftalar ilerledikçe gol sayısında artış olacaktır. İlginç bir istatistik daha var. İlk hafta 8 takım galibiyet, 8 takım beraberlik ve 8 takım mağlubiyet aldı. En farklı galibiyeti, İpswich Town (3-0) aldı. Tek golsüz maç , Nottingham Forest - Barnsley arasındaydı. Lig'de ilk sarı kartı Hull City - Blackpool maçında Joe Dudgeon (Hull City) gördü. Ligin ilk golü ise, yine aynı karşılaşmada 82. dakika da Garry Fletcher (Blacpool) kaydetti. Championship'te ilk haftada kırmızı kart gören oyuncuda olmadı.

LEAGUE ONE

League One'da ilk hafta mücadeleleri geride kaldı. Hafta'nın bana göre iki sürprizi oldu. Biri, Carlisle deplasmanında Notts'un kazanması. Bir diğeri de Huddersfield deplasmanından Bury takımının bir puan dönmesi. Ligin ilk haftası olması nedeniyle böyle sonuçların olmasını normal karşılayabiliyorum. Fakat, Notts'un geçen sene ki kadrodan daha dağınık bir kadro ile Carlisle deplasmanında net bir skorla galibiyeti şaşırttı. League One ilk hafta mücadelesinde 12 karşılaşmada 28 gol atıldı. Bu tabi ligin genel gol istatistiklerinin çok altında. 2,33 gibi bir ortalama ile ilk hafta geçirildi. Lig'de ilk kırmızı kartı Wycombe - Scunthorpe maçında 90+2'de Strevens (Wycombe) gördü. Lig'de ilk golü Preston - Colchester maçında 13. dakika da Wordsworth (Colchester) kaydetti. İlk hafta 15 farklı oyuncu 28 golü kaydetti. Henderson (Colchester) ve Stephens (Charlton) 2'şer golle ilk haftanın golcüleri oldular.
Devamı

6 Ağu 2011

Şimdi Sıra Sende!


Haydi! Aziz Başkan'ın en büyük hayalini gerçekleştirelim…

O'nun hayallerini gerçekleştirmek başkanımıza O'nu desteklediğimizi haykırmanın en değerli yoludur.

Hedef 1 milyon Fenerbahçe Taraftar Kartlı sevdalı toplamak.

Uzaklarda mısın, hiç bir yürüyüşe katılamıyor ve kendini bir şey yapamamanın çaresizliğinde mi hissediyorsun?..

Hayır... Uzaklarda da olsan yapabileceğin katkı var…

Hemen şimdi, taraftar kartını almak için başvur.

Bu; biz buradayız, dağılmadık, aksine çoğaldık, biz bize yeteriz diye haykırmanın en onurlu yoludur.

Bir şey yapamıyorum diyerek kendi kendini yemek yerine.. Bir taraftar kartı al…

Var mı zaten?.. O zaman çocuğuna al; eşine al, kardeşine al, hatta başka takımı tutan arkadaşına bile al.

Sevdanın pahası yoktur, biliyorsun ey Fenerbahçe sevdalısı! Ödeyeceğin sadece yıllık 35 Türk Lirasıdır. Biz hepimiz biliriz. Sen, 5 paket sigara parasına denk bu parayı düşünmezsin bile. Çünkü sevdana hiç bir şey engel olmaz. BİR olmanın değerini oluştururken neden sadece 5 paket sigara ederi olan 35 lirayı ödeyerek bu binaya bir tuğla da sen koymuyorsun?

Kim olduğunun önemi yok; hangi gruptan olduğunun önemi yok... Tek kimlik Fenerbahçeli olmaktır şimdi. Kendine ne diyorsan, kendini kiminle ve hangi grupla ifade ediyorsan, şimdi MEVLEVİ AŞKI tadında bir Fenerbahçeliliği yaşamanın zamanıdır. Kim olursan ol gel diyoruz… Tek koşulumuz Fenerbahçe Sevdası ile dolu olman.

Gelirken yalnız gelme bu yüzden, tut bir Fenerbahçeli dostunun elinden ve onu da getir…

Bu, bir taraftar - camia bütünleşme adımıdır. Fenerbahçe sevdası içinde kalbi atan her organın aynı hisleri taşıdığını gösteren, birlik içinde BİR olmanın ne olduğunu anlatan bir yürüyüştür. Bu bir taraftar organizasyonudur.. Ama öyle bir organizasyon ki; taraftarın kulüpten, kulübün sporculardan, sporcuların derneklerden, derneklerin taraftar gruplarından asla ayrı olmadığı bir sevda yürüyüşüdür.

Alınacak her taraftar kart, sadece Fenerbahçe Cumhuriyeti'ne ait olan her organın ne yapılırsa yapılsın sağlıklı nefes almaya devam ettiğini ve her şeyi ile bu sonsuz Fenerbahçe sevdasına bağlı olduğunu anlatacak bir adımdır.. Öyleyse durma, çığsal bir patlamaya dönüşecek bu eylemde yerini al sen de.

Yok birbirimizden farkımız , çünkü biz Fenerbahçe sevdalısıyız diyeceğimiz bir harekettir bu. Bize vurulacak her darbede daha da birlik olacağımızı anlatacak bir aşktır bu.

Şimdi sen ey Fenerbahçe sevdalısı!.. Şimdi bir adım atmanın ve Fenerbahçe'mizin doruklarından yuvarlanmaya başlayacak olan sevda çığının bir parçası olmanın zamanıdır. Zaman bir milyon sevdayı yakalama zamanıdır.

Unutma değerli Fenerbahçeli!.. Şimdi 1 milyon Fenerbahçe Kart Projesi'nde sen denize, tekrar yaşama atılan bir denizyıldızı değerindesin. Değerlisin yani... Öyleyse haydi, o deniz yıldızını sen de at denize.

SENSİZ BİR KİŞİ EKSİĞİZ.

Devamı

2 Ağu 2011

Escape to Victory (Zafere Kaçış) / Film Önerileri #3

Daha önceden izlediğim fakat, can sıkıntısından tekrar izleme fırsatı bulduğum "Zafere Kaçış"orjinal adı "Escape to Victory" filmini sizlerle de paylaşmak istedim. Bloğa daha önce futbol üzerine yapılmış! iki film olan "Looking for Eric" ve "The Damned United" filmlerini koymuştum. Tabi ki izlediğim filmler bu kadarla sınırlı değil. Daha bir çok futbol üzerine film izlemişimdir. Onları da zamanla sizlerle paylaşacağım. Sizlerin de izlediğini düşündüğüm filmler elbette içinde vardır.

Bu sefer paylaşacağımız film, 1981 yapımı ve bir çok ünlüyü bünyesinde barındıran "Escape to Victory" filmi. Sylvester Stallone, Max von Sydow, Micheal Caine, Pele, Bobby More, Osvaldo Ardile, John Wark, Kazimierz Deyna, Russel Osman, Kevin Q'Callaghan, Paun van Himst, Soren Lindsted, Hallvar Thoresen ve Kevin O'Callaghan gibi ünlü futbolcu/oyuncuları bünyesinde barındıran bir film. Filmin konusu; 2. Dünya Savaşı sırasında esir düşen müttefiklerin, esir kampından kaçış hikayelerini anlatmakta. Bu doğrultu da planlar yapılmakta fakat bir çok esir başarısız olmaktadır. Bir gün esir kampını ziyarete gelen, Nazi subayları içerisinden bir Alman Binbaşı'nın dikkatini çeken "futbol" maçı üzerine müttefiklerin kaptanı Colby (M.Caine) ile aralarında bir futbol müsabakası yapma fikri oluşur. Bunun üzerine müttefiklerin kaptanı Colby, Alman Binbaşı'dan ayrıcalıklar istemektedir. Esirlerden farklı yerde kalma, yemek, içecek, futbol malzemeleri ve farklı esir kamplarında bulunan "futbolcular" talep etmektedir. Bu isteklerini onaylayan Alman Subay maçın "subaylarla" oynanmasını ister. Fakat, Colby maçın Almanya Milli Takımı ile oynanmasında ısrarcıdır. Bunun üzerine eski Alman Milli Takım oyuncusu olan Binbaşı Karl Steiner (M. von Sydow) bu isteği de kabul eder.

Daha sonrasında kaptan Colby yavaş yavaş takımı toplamaya başlar. Kendi bulunduğu esir kampında bulunan eski futbolcuları takıma katmaya başlamıştır. Fakat, bu sırada kaçış planı yapan kişiler de vardır. Bunlardan en isteklisi Yüzbaşı Robert Hatch (S.Stallone) takıma katılmak için büyük çaba sart etmektedir. Ama, bu çabası kaptan Colby'i tatmin etmemektedir. Çok fazla ısrarcı olan Robert Hatch, Colby ile bir konuşmasında "kaçmak için tek çaresinin takıma girmek" olduğunu söyler. Colby isteksiz de olsa onu takıma alır. Yalnız, takıma giren Hatch futbolcu olarak değil, yardımcı antrenör görevini üstlenir. Çünkü, futboldan hiç anlamaz. Malzemeler, yiyecekler, içecekler ve kalacak yerleri ayrı bir şekilde düzenlenen müttefik takımı hazırlıklarına başlar. Bu hazırlıklar süresinde "antrenör" görevi yapan Hatch, bir anda kendini kalede bulur. Ve bundan sonra takımın ikinci kalecisi olur.

İdmanlar yapılır. Colby'nin istediği diğer esir kamplarında ki futbolcular da gelir. Artık yapılacak dostluk karşılaşmasına az bir süre kalmıştır. Kaçış planları yavaş yavaş önem kazanmıştır. Hatch bu doğrultuda takımın kaçış planı için, Paris'e gitmek zorundadır. Kamptan bir şekilde kaçan Hatch, Paris'te kaçışlarına yardım edecekleri kişilerin yanında planlar yapmaktadır. Fakat, bu kaçış planını kampa geri dönerek herkese söylemek zorundadır. Bunun için kamptan kaçan Hatch, tekrar kendini yakalatarak kampa döner.
Hatch, kamptan kaçtığı için cezalıdır ve takıma girmesi yasaklanmıştır. Fakat, tüm planı yapan ve riske giren Hatch için, Colby özel bir istekte bulunmaktadır. Kaleci'nin sakatlandığını ve Hatch'e ihtiyaçları olduğunu Binbaşı Karl Steiner'e bildirir. Colby'nin bu isteği de yerine getirilmiştir. Artık tüm takım hazıdır ve karşılaşma için Paris'in yolunu tutmuştur. Tribünleri hınca hınc dolduran seyircilerin arasında oynanılacaktır karşılaşma. Paris Colombes Stadı, 1938 Dünya Kupası finalinden sonra ilk defa böyle doluluk görmüştür. Her iki takımda sahaya çıkar. Alman Milli takımı rakibine göre daha iyi ve tecrübelidir. Bir de üzerine sert futbol sergileyen Alman takımı, müttefik takım oyuncularını sakatlayacak seviyede oynamaktadır. Bir bir oyuncuları sakatlanan müttefik takımı devreyi 4-1 geride kapatır.

Bu arada, Hatch'in Paris'te buluştuğu ve kendilerine yardım edeceği kişiler takımın bulunduğu soyunma odasında bulunan havuzun altında futbolcuları kaçırmak için tüm hazırlıkları yapmışlardır. Kaçış için tüm futbolcular hazırdır. Fakat, tam kaçacakken futbolcular oynamak istediklerini dile getirir. Ama, Hatch kaçmakta kararlıdır. Tüm futbolcuların Hatch'e ihtiyacı vardır. Hatch'de kaçış planından vazgeçerek sahaya çıkar. Tüm takım kazanmak için inançlıdır. Sahaya çıkan müttefik takımı 4-1 geriden gelerek skoru 4-4'e getirir. İnanılmaz bir futbol maçı oynanılıyordur. Pele, Osvaldo Ardile, Russel Osman gibi isimler takımı sürüklemektedir. Hatch ise, kaleyi gole kapatmıştır. Fakat, en son hakemin uydurma bir penaltısı ile Alman takımı öne geçme fırsatı yakalamıştır. Hatch ile Alman Milli takım kaptanı Baumann (Werner Roth) karşı karşıyadır. Bu sırada stadyumda Fransa Milli Marşı söylenmektedir. Baumann'ın penaltı atışını kullanır ve Hatch gol izni vermez. Kurtarılan bu penaltı sonrasında seyirciler çıldırmaktadır. Sahaya giren ve futbolcuları kahraman ilan eden futbol severler tüm takımı kendi elbiselerini giydirerek oradan kaçırır.
Film gerçekten de "futbol" filmleri arasında ilk 3'te yerini alır. Pele'yi, Osvaldo'yu, Osman'ı, Werner Roth'u, Co Prins'i, Kevin O'Callaghan'ı, Bobby Moore'yi, Paul van Himst'i ve Mike Summerbee'yi izlemeyenler varsa bu filmde izleme fırsatı bulabiliyor. Ben de yaş itibariyle bu oyuncuları izleme keyfinden mahrum kalmıştım. Fakat, bu filmle birlikte izleme fırsatı bulabildim. Bu iki takım arasında ki mücadeleyi, gerçek bir futbol maçıymış gibi hiç sıkılmadan ve büyük bir keyifle izleyebilirsiniz.

Devamı
© Geri Pas Yok! All rights reserved | Theme Designed by Seo Blogger Templates