31 May 2011

13 Yıl'da 23 Kupa / Samuel Eto'o

Sport.es sitesi Eto'o'nun kazandığı kupaların semeresini tutmuş. Yavaş yavaş emeklilik vakti mi? Yoksa kupa kazanmaya devam mı? Cidden müthiş bir kariyer. Barcelona'dan ayrılmasına da üzülmüştüm. Futbolu bırakmasına da üzülürüm. Fenomeno'dan sonra izlediğim ve keyif aldığım forvetlerden ön sıralarda bir isim; Samuel Eto'o. 
Devamı

2011-2012 Fenerbahçe Futbol Takımı Transferleri / Serdar Kesimal

Emenike ve Orhan Şam transferlerinden sonra resmilik kazanan Serdar Kesimal transferinden de birazcık bahsedelim istedim.

Serdar Kesimal 1989 doğumlu genç ve gelecekte Milli Takım'ında defansında görev alacak yetenekte olan bir futbolcu. 1989 doğumlu olması da gelişim göstermesi açısından ve başarılı olabilmesi adına çok büyük bir avantaj.

Serdar için çok fazla bir geçmiş yok. Köln doğumlu olduğundan futbola da Köln'ün ikinci takımında forma giyerek başlamış. Burada belli bir gelişme göstermesi dahilinde Kayserispor'un yolunu tutmuş. Kayserispor'da gösterdiği performansla da bir çok takımın da transfer gözdesi olmuş. Özellikle, defans hattında ki sağlamlığı ve genç olması İstanbul takımlarının iştahını kabartmıştı. Defans hattı için Türkiye standartlarında yeterli seviyede bir futbol sergileyen Serdar Kesimal için İstanbul'un yolları biraz meşakatli olacak. Kayserispor'da ki gibi rahat değil, daha bir baskının olduğu bir ortama geldi. Bunun üstesinden gelebildiği taktirde başarılı ve istikrarlı olabileceğini düşünüyorum. Lugano ve Yobo (bonservisi çözülürse) gibi tercrübeli isimlerle birlikte aynı takımda oynayacak olması bile gelişimi adına büyük bir kazanç. Özellikle, Lugano gibi bir isimden öğreneceği çok şey olacağını düşünüyorum. Eğer, başarılı bir performans gösterdiği taktir de seneler boyunca Fenerbahçe'nin defansında forma giyecek bir isim.

Fakat, kafama takılan bir konuyu dile getirmek isterim. Transfer'i gerçekleşirken, verdiği/yaptığı bir röportajda "bu transfer sürecinde kızgın ve kırgın olduğum bir taraf da yok değil" diyor. Bunu söylerken, transferinin gerçekleşmesinde başka Süleyman Hurma'nın kendisine bir şey sormadan ve düşüncesini öğrenmeden Fenerbahçe'ye söz vermesine tepki olarak söylemiş. Ama, sonrasında da "yoksa tabii ki Fenerbahçe'de oynamak isterim ve gurur duyarım" demesi biraz olsun kafamda ki soru işaretlerini kaldırdı! Böyle açıklamalar yapması, oyuncunun açık sözlü olmasından kaynaklı mıdır? Bilemiyorum, fakat Serdar'ın sar-lacivert forma için elinden geldiğinin fazlasını yansıtacağına inanıyorum.
Devamı

Evra'dan S.Ramos Taklidi


Bakalım, EPL Şampiyonluk Kupası düşüyor mu?
Devamı

Paul Scholes Futbolu Bıraktı

Scholes toplamdan 657 kez giydiği Manchester formasını artık arşive kaldırdı. Bugün yaptığı açıklamayla futbolu bıraktığını açıklayan orta saha oyuncusu seneye Sir Alex Ferguson'un teknik ekibinde devam etme kararı aldı. Bize o güzel futbolunu izlettirdiğin için teşekkürler "melek yüzlü şeytan". Bu takım taraftarları seni özleyecek...
Devamı

Barcelona Oynuyor Manchester İzliyor

Devamı

2011-2012 Fenerbahçe Futbol Takımı Transferleri / Orhan Şam

1986'lı doğumlu şuan STSL'de defans hattı oyuncuları arasında göz önünde olan bir oyuncuyu transfer etmek, kadro genişliği açısından çok iyi bir hamle. Tabi ki hangi kulvarda tam olarak ilk 11'i görecek onu merak ediyorum. Orhan'ın defansın her yerinde oynuyor olması da büyük avantaj. Ama, Fenerbahçe gibi büyük bir camia'da nasıl bir etki gösterir o da muallak bir durum. Fakat, Gençlerbirliği'nde gösterdiği performansı hocası Ayku Kocaman'a gösterdiği taktir de formasını alacağından şüphe duymuyorum.

Gelelim Orhan Şam'ın futbol yaşantısına. Futbola herkes gibi çok ufak yaşlarda başlamış. Erdemirspor'da forma giyen Orhan Şam, antranörünün de yardımlarıyla Ankara'ya seçmelere gidiyor. Ankara'da ki seçmelerde beğeni toplayan bu ufak çocuk, yine antranörünün kararıyla Gençlerbirliği altyapısına katılıyor. Altyapı'da sadece 1.5 sezon forma giyen Orhan, sonrasında takımın başına gelen -istatistik hocası- Ersun Yanal'ın takımın başına gelmesiyle Gençlerbirliği A takımın yolunu tutmuş. Bu kısa zamanda Süper Lig'de forma giyme şansı yakalayan Orhan Şam, 2003 yılında kadronun vazgeçilmez oyuncularından Ümit Bozkurt'un yerine oyuna girmesiyle Süper Lig macerası başlamıştı. Gençlerbiliği'nde 50 maça yakın forma giyme şansı yakalayan Orhan şam, bir sonra ki sezon Hacettepe'nin yolunu tutuyor. Gençlerbiliği takımının plot takımı gibi görülen Hacettepe'de takım kaptanlığına kadar yükselen aynı zamanda Gökhan Gönül ile birlikte forma giyme fırsatı da yakalamıştı.

Hacettepe'nin Süper Lig'e yükselmesinde büyük pay sahibiydi. Hacettepe'de 3 sezon forma giyen Orhan Şam, takımın Süper Lig'de küme düştüğü 2008-2009 yılında takımın en çok dakika alan futbolcusuydu. Ayrıca, Lig'inde en genç takım kaptanı sıfatını taşıyordu. 2009'da takımın küme düşmesinden takım etkileniyor olsada Orhan Şam ortaya koyduğu performansla lig de bir çok takımın transfer listesinde yer almaya başlamıştı. Özellikle, Galatasaray'ın kadrosuna katmak istediği Orhan Şam, Gençlerbirliği'nin yeni hocası Doll'ün isteği üzerine takımda kaldı ve kadroda şans bulmaya başladı. 2005 yılında Gençlerbilriği'ne gelen Orhan Şam, tam anlamıyla Thomas Doll'ün gelişiyle yeniden doğdu. 5 yıl aranın ardından yeniden takıma dönen Orhan Şam, Gençlerbirliği formasını şuana kadar 94 kez terletmiş. Ortaya koyduğu performansla Thomas Doll'ün de vazgeçilmezleri arasında ki yerini almıştı.

Senelerdir göz önünde olan ve transfer dönemlerinde takımların kadrosuna katmak istediği Orhan Şam, bu sezon (2010-2011) ortaya koyduğu istikrarlı performansla lig şampiyonu Fenerbahçe'ye transfer olma imkanı yakaladı. Fakat, bu sezon -doping yaptığı- yüzünden ya da iddiasıyla diyelim biraz sıkıntılı bir dönem geçirdi. Yapılan tetkikler sonunda yapmadığı görülen Orhan Şam, takımda ki yerini yeniden almıştı. 2010-2011 sezonunda 28 karşılaşmada forma şansı yakalayan Orhan Şam 5 kez de rakip fileleri havalandırmış.

Fenerbahçe'nin bu yeni transferinde sadece kadro genişliği ve rotasyonda yararlanabileceğini düşünüyorum. Kart cezası veya sakatlık olmadığı sürece ilk 11'de forma giyme şansının düşük olduğunu düşünüyorum. Ama, eğer Gökhan Gönül gibi istikrarlı ve kaliteli bir bek oyuncusunu saf dışı bırakacak bir performans gösterdiği taktirde de mucizeyi gerçekleştirmiş olduğunu düşüneceğim. Ziraat Türkiye Kupası maçlarında ilk 11'de başlama ihtimali çok yüksek olan Orhan Şam'a Fenerbahçe'de başarılar diliyorum. Umarım faydalı bir transfer yapmışızdır.
Devamı

Premier Lig'in Yeni Ekibi Swansea

FC Barcelona – Manchester United finalinin ardından Wembley’de bir başka heyecan da dün yaşandı. Queens Park Rangers ve Norwich City’nin ardından Premier Lig’e yükselecek 3. Takım belli oldu. Bu sezon özellikle iç saha maçlarında çoğu takıma kök söktüren Swansea dün finalde ki rakibi Reading karşısında harikalar yarattı.

Genel yapısıyla defansif özellikle taşıyan bir takım olan Swansea, dün akşam rakibinin agrasif oyunu karşısında hücum futbolunu tercih etti. Rakibi karşısında takımın bu sezon en iyi oyuncusu olarak gördüğüm Sinclair ile harikalar yaratan Swansea, rakibini eze eze mağlup ederek Premier Lig’e yükselen son takım olma ünvanına erişti. Karşılaşmadan biraz bahsedecek olursak, Swansea’nın 21. dakika da Sinclair’in penaltı golüyle 1-0 öne geçmişti. O dakikaya kadar ortayada geçen bir karşılaşmayıdı. Swansea bulduğu golün ardından bir dakika sonra 2. golü bulunca karşılaşmaya hükmetmeye başladı. Maçın 40. dakikasında da buldukları 3. golle ilk yarı 3-0 önde kapattılar. İkinci yarıya 3-0 önde başlayan Swansea çok rahat bir futbol oynamaya başladı. Allen’in kendi kalesine attığı golle Reading takımı biraz haraketlense de Swansea defansı buna müsaade etmeyerek sahadan 4-2’lik galibiyetle ayrılarak, bir üst lige yükseldi.

Wembley’de oynanılan bu müthiş finali 86,581 biletli seyircinin izliyor olması ligin kalitesini ve ilgiyi gözler önüne seriyor. Yaklaşık 2 sezondur Sporx’de iddaa yorumu yazdığım bu müthiş lig hiç bitmesin istiyorum. Heyecanın en son maça kadar devam ettiği ve final serilerinde üst seviyede futbol oynanılan Championship League’de yeni sezonda görüşmek üzere.

Not: Şampiyonlar Ligi Finali'ni biletli 87,695 kişi izlerken, İngiltere Championship Finali'ni biletli 86,581 kişi izledi.
Devamı

Manchester City Yeni Sezon Formaları



2011-2012 Manchester City Formaları 
Devamı

30 May 2011

Var Mı Şampiyonluk Gibisi


Lig TV'nin hazırladığı güzel videoyu gözden kaçırmışım. Geç de olsa yayınlayalım. Geriye dönüp baktığımızda güzel bir anı olarak hatırlarız...
Devamı

Futbolun Kârhanesi - Futbol Taraftarların Elinden Nasıl Kayıyor? / Kitap Önerileri #2

Futbolda değişmeyen tek şey sahadaki 22 kişi oldu. Bunun dışında futbol, tanınmayacak ölçüde değişti... Bunların tümü ortalama futbol izleyicisini etkiledi, ama kimse onlara danışmadı. Kimse pazartesi gecesi 20.05`te başlayacak bir maçın onlar için bir sorun olabileceğini düşünmedi, kimse onların yılda üç yeni forma almak zorunda kalma hakkında ne düşündüğünü sormadı... İşi yönetenlerin taraftarlara kırmızı kart gösterdiğini söylemek kulağa biraz sert gelebilir. Aslında, bu ifade yetersiz bile kalır, çünkü taraftarlara yapılan muamele bir hakarettir. Fakat bu değiştirilebilir.

Eğer taraftarlar oyunun şimdi nasıl olduğunun ve nereye gidebileceğinin farkına varırlarsa belki bu kadar çok şeye ilham veren bu sporu kurtarmak için hala zaman vardır. Bu kitap, oyunun kontrolünü ele almaya çalışanlar için bir uyarı atışı ve aynı zamanda gerçek taraftarlara, oyunun varlığının kendiliğinden süreceğini düşünmemeleri için bir uyarıdır... Gelecek yıllarda futbolun en önemli anları saha içinde değil saha dışında gerçekleşebilir; eğer taraftarlar buna dahil olmazsa ve oyunla ilgili daha fazla söz hakkı talep etmezlerse futbol tanınmayacak bir biçimde değişebilir, bu güzel oyun gelebileceği ve gelmesi gereken halin çirkin, bozulmuş bir biçimine dönüşebilir.

Şuan bir başka kitap okuduğumdan bu kitapla ilgili düşüncelerimi okuduktan sonra aktarmaya çalışırım. Ama, kitabı okuyan bir arkadaşımın izlenimlerine göre, sıkılmadan ve keyifle okuyabileceğimiz futbol kitaplarından biri olduğunu belirtti. Bakalım en kısa sürede okuyup, kararı kendimiz verelim.
Devamı

Şampiyonlar Ligi Şampiyonu / Barcelona

Bloğa baktım da final ile ilgili tek post yok. Olmasa da olurdu! Ama, zaman geçtikçe dönüp geriye baktığımda yer vermemişim dememek için kısa bir postla Barcelona'nın şampiyonluğunu paylaşayım istedim.

Karşılaşma'ya Manchester takımı baskın başlamaya çalıştı. 10-15 dakika civarında iyi bir futbol ortaya koydular. Fakat, sonrasında geriye kalan 75 dakika da hiç bir varlık gösteremediler. Barcelona takımı ortaya koyduğu futbolla kupayı hak eden taraftı. Kazanmaları şaşırtıcı bir durum olmadı. Ama, Manchester'ın oynadığı (!) futbolla gol bulması şaşırtıcıydı. Ortaya koydukları futbol gerçekten üzücü olsa da karşılarında ki Barcelona'nın futbolunu düşündüğümüzde üzülmemek elde değil. Karşısında ki takıma futbolunu dikte eden bir takım. Bu dikte edişi ise, müthiş bir futbolla yapıyorlar.

Artık, öyle uzun uzun yazılacak bir konuda yok ortada. En iyi olan Barcelona, Wembley'de ki finali 100 kere daha oynasa yine kazanırdı. Barcelona'ya sempati duyan arkadaşlarımın da şampiyonluğunu kutlayarak konuyu kapatalım.
Devamı

Futbol Asla Sadece Futbol Değildir / Kitap Önerileri #1

1994 yılında İngiltere de yayımlandığında büyük ilgi gören "Futbol Asla Sadece Futbol Değildir". 1996 yılında Türkçe ye çevrildi. Kısa sürede bir kült kitaba dönüşen çalışmanın başlığı da futbolseverlerin sloganlarından biri oldu. Yayımlanışınıın da futbolseverrlerin sloganlarından biri oldu. Yayımlanışının üzerinde yedi yıl geçtikten sonra Simon Kuper in kitabı, yeniden okuruyla buluşuyor. Futbol Asla Sadece Futbol Değildir in ikinci baskısı, önemli bir farklılık içeriyor. Özgün kitaba 1996 da eklenen bir bölümü elinizde tuttuğunuz kitapta bulacaksınız. Ayrıca, Simon Kuper, kitabının Türkçe de yeniden basılması nedeniyle, aslında Türk futboluna yönelik bir bölüm olarak da düşünülebilecek hacimli bir önsöz kaleme aldı. artık kült kitap bizden de bir parça taşıyor. Simon Kuper in neredeyse bir dünya turu yaparak futbolun politika ve çeşitli kültürlerle ilişkisini araştırdığı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, güzel oyunun alanlarını şiddetin işgal ettiği bir zamanda yine futbolseverin sığınağı.

Okumayan kalmamıştır! Herhalde. Ama, "Kitap Önerileri" bölümünün de ilk kitabı bu olmalıydı. Zaman buldukça kitap önerilerinde bulunmaya çalışacağım.
Devamı

Hoşgeldin Peterborough United

Peterborough, bugün Huddersfield ile Championship'e yükselebilmek için çıktığı finalde rakibini 3-0 mağlup ederek Brighton ve Southampton'dan sonra Championship'e yükselen 3. takım oldu.

Sezon boyunca hücum futbolunu en iyi yansıtan ekiplerden biri olan Peterborough, Huddersfield karşısında ilk yarıda biraz tutuk oynadı. Ama, ikinci yarıda rakibi karşısında üstünlüğünü hissettirerek rahat bir galibiyet aldı. Brighton ve Southampton gibi kaliteli takımların ardından Peterborough'un da bir üst lige yükselmesi, seneye Championship'de heyecanı üst seviyeye taşıyacaktır.
Devamı

29 May 2011

1453

29 Mayıs 1453 - 29 Mayıs 2011
Devamı

27 May 2011

Otuocha'lı Delikanlı Hoşgeldin

Öncelikle, "Hoşgeldin Emenike" diyererek yazımıza başlayalım. Son iki senedir Emenike furyasıdır almış başını gidiyor. Gitmesini de normal karşılıyorum. Baktığımız zaman, geçen sezon Karabükspor'un Süper Lig'e yükselişinde çok büyük pay sahibiydi. Geldiği günden itibaren Karabükspor için en önemli koz oldu. Ortaya koyduğu futbolla da bunu gösterdi. Neticesinde de büyük takımların ilgisini çekmeye başlamıştı. Bank Asya'da Karabükspor ile çıktığı 28 karşılaşmada 16 gol atma başarısı göstermiştir. Attığı golleri düşündüğümüz zaman, güçlü fiziği ve hızlı olmasına bağlamak mümkün. Özellikle, Türkiye'de ki savunma oyuncularının -ellerini kollarını- kullanmaktan başka bir şey yapmadığını düşünürsek, Emenike için Süper Lig mükemmel bir sıçrama noktası olacaktı. Savunma oyuncularının defansif yönlerini bugüne kadar sürekli yetersiz bulmuşumdur. Emenike gibi süratli bir oyuncunun Türkiye şartlarında hız yönünden durdurabilecek de bir defans oyuncusunun olmadığına inanıyorum.

Gelelim, bu Emenike kimdir? Nerelerden gelmiştir. Emmanuel Chinenye Emenike Nijarya'da 1987 yılında doğmuş daha 24 yaşında genç bir forvet oyuncusu. Çoğu bol keseden atanlar gibi 33 yaşında fln da değildir hani... Eğer bu durum ispatlanıyor olsa TFF'nin istifa etmesi gerekir. Böyle bir hatayı yapmaları da mümkün değildir inancı taşımaktayım. Emenike için, çok fazla geriye gitmeye gerek yok. Daha önce Güney Afrika'nın şehir olarak mükemmel olan Cape Town şehrinin ismini taşıyan takımda parlamış. Bu parlamayı da sadece Karabükspor takımının görmesi de ayrı bir konu. Bu efendi gitmiş Afrika'da sakatlanana kadar 15 gol almış Cape Town takımında. Sonrasında da Altay forması giyen Hassan Wasswa denilen (ki hiç duymadım bu arkadaşı!) bir başka Afrika'lı tarafından -gel Türkiye'ye burası kebap valla!- demesiyle Türkiye'ye geliyormuş! Neticesinde Emenike ismi 2009 yılında Karabükspor'a geliyor. Gelmesine geliyor da... Bu, genç/çocuk Karabük'te ne yer? ne içer? nerde yatar/kalkar? merak konusu oluyor. Emenike geldi de Safranbolu Evleri'ne mi? Karabük'ün Bulak ve Hızar Mağaraları'na mı? Demir-ÇelikFabrikası'na mı? Yoksa Safranbolu Lokumu'na mı geldiği meçhul. Her ne olursa olsun Emenike, Karabükspor'u ve şehri adeta evi gibi benimsiyor. Sonrasında da takımın bu seviyelere gelmesinde etkili rol oynuyor.

Emenike, Bank Asya'da üstün başarı gösterirken bir de üzerine Süper Lig'de bu futboluna devam ediyor. Sakatlandığı döneme kadar ortaya koyduğu futbolla göz dolduran Emenike Karabükspor ile çıktığı 23 Süper Lig maçında 14 kez fileleri havalandırıyor. Sakatlık dönemi olmasa bu gol sayısını daha da yukarılara çekmesi çok yüksek ihtimaldi. Ama, sakatlık (!) sorunları ve transfer söylentileri oyuncunun belki de forma giymemesine neden oldu. Ki ben böyle bir ihtimali yani transfer söylentileri üzerine oynamamış olmasına da biraz inanır durumdayım. Bu gibi durumları çünkü daha önce ki senelerde görmüştük. Fakat, Emenike transfer söylentileri Karabükspor'un daha Süper Lig'e yükseldiği dönemde ortaya çıkmıştı. O zamanlar Karabükspor için önemi olan bir oyuncuyu lig de diğer rakiplere vermemek istemesini de anlayışla karşılaşmak gerekir. Ama, ligin ilk yarısında ki müthiş performansı devam eden Emenike, ikinci transfer döneminde de büyük takımlarla adı geçmeye başlamıştı. Zaten, onun gibi genç, kuvvetli, süratli ve gol atabilen bir oyuncuyu her takım kadrosuna katmak isterdi. Sonunda ligin bitmesinin ardından bir hafta geçmeden sürekli adı Fenerbahçe ile anılan bu genç Nijeryalı, Afrika Kupası için Nijerya Milli Takım kadrosuna gitmeden önce sarı-lacivertli renklere dahil oldu.

Fenerbahçe'ye karşı oynamadığı karşılaşmada transferi ile ilgili şampiyonlukta ki rakibimiz hakkında bir çok spekülasyon ortaya atılmıştı. O karşılaşmada Emenike'nin kendi takım arkadaşı da Emenike hakkında açıklama yapmıştı. Yapılan açıklama o kadar anlamsız ve yersizdi ki çok fazla önem vermediğim için burada tekrardan söylemeye gerek duymuyorum. Fakat, şunu söylemek isterim ki Emenike'nin Karabükspor'un bugünlere gelmesinde ki katkısını göz ardı edip, sadece tek maç üzerinden açıklamalar yapan -o kaleci (!)- galiba hafıza kaybı yaşamış. Bu, geçmiş konuları geride bırakıp Emenike için Fenerbahçe'ye katkısı acaba nasıl olur? sorusuna kısaca cevap verelim.

Emenike, an itibariyle Fenerbahçe'nin 4. santrafor'u olarak gözüküyor. Niang-Semih ve Güiza'dan sonra 4. ileri uç oyuncusu Emenike oldu. Zaten, 1 senedir bu oyuncuyu almak isteyen Fenerbahçe yönetimi şampiyonluğun ardından oyuncuyu kadroya kattı. Emenike gibi anadolu kulüplerinde başarılı olmuş ve İstanbul ekiplerinin ilgisini çekmiş ilk ve son futbolcu değil. Bu transferler de başarı sağlamış veya sağlanamamış olması biraz olsun endişe edici olabilir. Bir kere Karabükspor gibi ligin ilk senesinde başarı göstermiş bir takımın maçlarını göz önüne getirdiğimizde Fenerbahçe ile kıyaslamak mümkün gözükmüyor. Bu konuyu biraz açacak olursak; Fenerbahçe gibi takımlara karşı Anadolu kulüplerinin ortaya koyduğu kapalı futbolu hepimiz biliyoruz. Bu durum son zamanlarda biraz daha yerini -futbol oynamaya- bıraksa da gelenek çok fazla bozulmayacaktır. Fenerbahçe'ye karşı oynanılan futbolun aksine Karabükspor'a karşı oynanılan futbol arasında dağlar kadar fark vardır. Karabükspor'un rakipleri daha çok kazanmaya yönelik yani açık oynayan ekipler. Bu gibi durumlarda da Emenike gibi geniş alanlarda harikalar yaratan isimler için adeta maden oluyor. Ama, Emenike'yi şuana kadar ( en azından ben ) kapalı defans yapan takımlar karşısında izleme fırsatı bulamadım. Ama, bu değildir ki Emenike kapalı defans oynayan takımlar karşısında zorlanır. Fakat, şuan itibariyle daha çok geniş alan futbolcusu olduğunu düşünmekteyim. Yalnız, Emenike için Fenerbahçe'de en büyük avantaj ALEX gibi bir futbolcuyla oynayacak olması. Nobre gibi Fenerbahçe'den gittikten sonra vasatı aşamayan bir oyuncunun bile goller attığını düşündüğümüzde Emenike'nin 15 gol barajını aşabileceğini düşünmekteyim.

Emenike'nin takımımıza ve sarı-lacivertli renklere uygun bir performans göstereceğini ve başarılı olacağını düşündüğümü belirterek, yazımızı tamamlayalım.
Devamı

PSG Yeni Sezon Formaları




2011-2012 PSG Formalar
Devamı

Celtic Yeni Sezon Formaları



2011-2012 Celtic Formaları
Devamı

Manchester United Yeni Sezon Formaları

2011-2012 Manchester United Formaları
Devamı

Real Madrid Yeni Sezon Formaları



          2011-2012 Real Madrid Formaları
Devamı

25 May 2011

Fenerbahçe - Trabzonspor Şampiyonluk Rekabeti

Trabzonspor'un önünde 6. kez mutlu sona ulaşarak 18. şampiyonluğumuzu ilan ettik. Sürekli kafa kafaya giden bir yarış içerisinde bulunduğumuz rakibimizi daha nice rekabetlere davet etmek gerekir. Bu alınan şampiyonlukları sıralayacak olursak;

1) 77-78 senesini 42 puanla şampiyon tamamlayan Fenerbahçe'nin arkasında 41 puanla Trabzonspor yer alıyordu.
2) 82-83 senesini 49 puanla şampiyon tamamlayan Fenerbahçe'nin arkasında 47 puanla Trabzonspor yer alıyordu.
3) 95-96 senesini 84 puanla şampiyon tamamlayan Fenerbahçe'nin arkasında 82 puanla Trabzonspor yer alıyordu.
4) 03-04 senesini 76 puanla şampiyon tamamlayan Fenerbahçe'nin arkasında 74 puanla Trabzonspor yer alıyordu.
5) 04-05 senesini 80 puanla şampiyon tamamlayan Fenerbahçe'nin arkasında 77 puanla Trabzonspor yer alıyordu.
6) 10-11 senesini 82 puanla şampiyon tamamlayan Fenerbahçe'nin arkasında 82 puanla Trabzonspor yer alıyordu.

Yine bizimle şampiyonluk yarışında kaybeden Trabzonspor'u verdiği mücadeleden dolayı da kutlamak lazım. İnatla bizden şampiyonluk almak için ellerinden geleni yapmış. Fakat, ne yazık ki olmamış.

Not: 77-78 senesinde 16 takımla mücadele edilmiştir. Ayrıca 77-78 ve 82-83 senelerinde galibiyetlere 2 puan veriliyordu. Diğer senelerde 3 puanlı sistem ve 18 takımla mücadele edildi. 
Devamı

Fenerbahçe Ülker 79-70 Efes Pilsen / BBL Play-Off Yarı Final

Normal sezonda iki kez mağlup ettiğimiz Efes Pilsen ile seriye 1-0 önde başladık. Sinan Erdem'de seyircinin de desteğiyle serinin ilk maçını da kazanmasını bildiık. Ukic, Ömer Onan, Marko Tomas ve Oğuz Savaş'ın etkili oyunlarıyla 79-70 galip ayrılarak, 27 Mayıs Cuma günü oynanılacak olan karşılaşmayı da kazandığımız taktirde Beko Basketbol Lig'inde finale adımızı yazdıracağız. Eksik bir kadro ile Efes karşısında bu karşılaşmayı kazanmamız seride durumu 2-0'a getirerek büyük bir avantaj sağlamamızı sağladı. Bayan Basket, Bayan Voleybol, Erkek Voleybol ve Futbol Takım'ından sonra Erkek Basketbol'da da şampiyon olarak 5'de 5 yapma yolunda çok önemli bir galibiyetti.

FENERBAHÇE ÜLKER (79): Roko Ukic 12 (4 ribaund- 3 asist), Ömer Onan 15, Darjus Lavrinovic 6 (1 ribaund), Sarunas Jasikevicius 9 (2 ribaund- 6 asist), Kaya Peker (5 ribaund), Oğuz Savaş 12 (3 ribaund), Marko Tomas 13 (3 ribaund), Sean May 3 (10 ribaund- 3 asist), Emir Preldzic 9 (2 ribaund- 1 asist)
EFES PİLSEN (70): Igor Rakocevic 10 (1 ribaund- 1 asist), Lawrence Roberts 7 (3 ribaund- 1 asist), Kerem Tunçeri 5 (3 ribaund- 5 asist), Bootsy Thornton 7 (5 ribaund- 2 asist), Kerem Gönlüm 18 (7 ribaund), Ender Arslan 5 (1 asist), Nikola Vujcic 12 (5 ribaund- 3 asist), Sinan Güler 4 (4 ribaund), Ersin Dağlı 2 (3 ribaund- 1 asist),

1.PERİYOT: 18-19
2.PERİYOT: 19-16
3.PERİYOT: 18-17
4.PERİYOT: 24-18
Devamı

24 May 2011

Sen Bizim "KOCAMAN" Gururumuzsun


Gemiyi sağ salim limana yanaştırdın. Hiç bir zaman gemiyi terk etmeyi bile aklının ucuna getirmedin. Sezon öncesinde çok fazla eleştiriye maruz kaldın. Ama, takımı bu günlere getiren de sendin. Şampiyonluk yarışı içerisinde belki en büyük stresi sen yaşadın. Bu kupa dün akşam en çok sana yakıştı. Senin ellerinde herkesten daha bir güzel gözüktü. Seninle ne kadar gurur duysak azdır. Daha nice "KOCAMAN" başarılara... 
Devamı

Caddebostan Alev Alev




Not:Fotolar Şaşkınbakkal'a aittir. Resimler için renktaşlara teşekkürler. 
Devamı

23 May 2011

2010-2011 STSL Şampiyonu / FENERBAHÇE

Aslında yazacak çok şey var. Ama, şimdilik sadece bununla yetinelim. Müsait olduğum zamanda güzel bir şampiyonluk yazısı yazarız. Tüm renktaşlarımın şampiyonlukları kutlu olsun.
Devamı

21 May 2011

Fenerbahçeli Bloggerlar Şampiyonluk İçin Buluşuyor

Fenerbahçe'yi bloglardan okuyan, yazan bir grup blogger olarak haftalardır sürdürdüğümüz buluşmalarımızı şampiyonluk buluşmasıyla taçlandırıyoruz. İç saha maçlarında geleneksel hale gelen buluşmalarımızın uğurlu geldiğini konuştuk hep. Totemimiz haline geldi blogger buluşmaları. Bir hafta Ali Baba'daydık, bir hafta Nazlı'nın Yeri'nde. Bir hafta Kalamış Park'ındaydık, bir hafta Lefter'i ziyaret için elimizde çiçeklerle Büyükada'da. Beraber Saraçoğlu'na da koştuk, deplasmana da. Nefesimizin yettiğince destek olduk takımımıza.

Ve sezonun sonuna, şampiyonluk maçına geldi sıra. Şimdi son maçta evimizde; Bağdat Caddesinde buluşuyoruz. Eşimizle, çocuğumuzla, sevgilimizle, arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle, kolumuza takıp getirdiğimiz kalbi şampiyonluk heyecanıyla atacak tüm sevdiklerimizle beraber geçireceğiz bu Pazar'ı. Beraber sohbet edip, maçı izleyip, şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz. Belki seneye hayata geçireceğimiz yeni bir blogger oluşumun kritiğini yapacağız hepberaber.

Şimdiye kadar kadroya giren, giremeyen tüm bloggerlar olarak GELİN, KATILIN, BAĞIRIN; ŞAMPİYON FENERBAHÇE diye.

Buluşma Yeri ve Saati: Şaşkın Bakkal Marks & Spencer önü saat 15.00
Oraya gelemeyenler icin: Caddebostan Migros önü 16.30

Not: katılmayı düşünen arkadaşlar yorum veya mail yoluyla bize ulaşabilir.
Devamı

20 May 2011

Hafta Sonu Futbol Keyfi

20 Mayıs Cuma
20:00 Galatasaray-Konyaspor / Lig TV
20:00 İstanbul BŞB-Manisaspor / Digi

21 Mayıs Cumartesi
16:00 Bucaspor-Kayserispor / Lig TV
16:00 Ankaragücü-Antalyaspor / Digi
20:00 Gaziantepspor-Beşiktaş / Lig TV
20:00 Bursaspor-Gençlerbirliği / Digi
22:00 PSG-Lille / Kanal A

22 Mayıs Pazar
15:00 Eskişehirspor-Kasımpaşa / Lig TV
18:00 Manchester United-Blackpool / PL TV
20:00 Karabükspor-Trabzonspor / Lig TV
20:00 Sivasspor-Fenerbahçe / Spormax

23 Mayıs Pazartesi
16:00 Tavşanlı Linyitspor-Gaziantep BŞB / TRT 3 Spor
20:00 Orduspor-Ç.Rizespor / TRT 3 Spor
Devamı

19 May 2011

Klose Zoru Başarmış


Klose'nin Stuttgart karşısında kaçırdığı inanılmaz gol pozisyonu. Bizim Güiza bile atabilir! Atamaz mı? Atar herhalde!...
Devamı

2010-2011 UEFA Avrupa Ligi Şampiyonu / PORTO




Devamı

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun

Devamı

18 May 2011

Boateng ve Moonwalk


Prince Boateng'den Moonwalk dansı. İyi de oynamış hani!
Devamı

Barcelona Yeni Sezon Formaları



2011-2012 Barcelona Formaları
Devamı

17 May 2011

Marsilya Yeni Sezon Formaları




2011-2012 Marsilya Formaları 
Devamı

16 May 2011

Fenerbahçe - Ankaragücü Maç Özeti

Devamı

Çıkaralım Penaltıları! 3-0


1. Penaltı...


2. Penaltı...


3. Penaltı... 
Penaltılar hakkında ileri geri konuşan Erman Toroğlu... Herhalde FİFA tarafından belirlenen ve TFF'nin internet sitesinden pdf. dosyası olarak sunduğu; "Futbol Oyun Kuralları Kitapçığı'ndan" haberi yok. Bol keseden sallıyor. Bilmediğin bir konuda bilgi sahibi olabilmek için, önce okumak öğrenmek gerekir. Buradan kitapçığı okuması için; Erman Toroğlu'na hediye yollıyalım. Penaltı pozisyonları hakkında bilgi sahibi olmanız için aşşağıda ki linke tıklayın. Ondan sonra ne diliyorsanız söyleyebilirsiniz. Bu arada Sadri başkan, Antep maçı sonrası çıkıp, çıkartalım penaltıyı 2-0 demişti. Bizde öyle yapalım. Sadri Başkan... Çıkartalım penaltıları bu karşılaşmadan. Skor? 3-0. Oldu mu?

FİFA Oyun Kuralları: http://www.tff.org/Resources/TFF/Documents/002011/TFF/MHK/Futbol-Oyun-Kurallari-2010.pdf
Devamı

Fenerbahçe - Ankaragücü Koreografi


Koreografi'nin bulunduğu tribünde olduğum için, nasıl bir görüntü oluştuğunu merak ediyordum. Sonunda video ortaya çıktı. Müthişşşş...

Kaynak: http://karahan.tumblr.com/
Devamı

Fenerbahçe 6-0 Ankaragücü / Maç Günlüğü

Ankaragücü maçı öncesi daha öncesinden kararlaştırdığımız Lefter ziyareti ile güne başlayacaktık. Fenerbahçe tarihine adını altın harflerle kazımış bir ismi evinde ziyaret etmek heyecan ve mutluluk vericiydi. Sürekli büyüklerimizden kulak dolgunluğu ile büyüdüğümüz ve bildiğimiz Lefter'i ziyaret için adaya yolculuğumuz başlamıştı. Vapur'da yapılan sohbetlerin ardından yavaş yavaş Büyükada'ya doğru gelmiştik. Ada'nın çok kalabalık olması ve güzel havanın da etkisiyle neredeyse Ada'da iğne atsan yere düşmeyecek seviyedeydi. Lefter'i ziyaret etmek için çok fazla beklemedik. Sonunda da Lefter'in evinde doğru yola çıktık. Çok fazla göremeyeceğimizi bilsek de onun gibi bir efsaneyi 1 dakika bile görebilme isteği yeterliydi. Lefter'in evine vardığımızda eller öpüldü ve fazla süremese de güzel bir ortam vardı. Fotoğraflarımızı ve imzalarımızı aldıktan sonra geri dönüş yolculuğumuz başlayacaktı. Lefter'in evinden çıkışta, onu geride bırakıyor olmamız hüzün yaratsa da arkamızdan "ALLAH yardımcımız olsun" demesi çok güzeldi. Sonunda ada'dan ayrılıp, stada doğru gitme vakti gelmişti.
Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından artık, stadımızın çevresinde bulunan Nazlı'nın Yeri'nde yerimizi almıştık. Saatler öncesinde oraya gelen taraftarlar zaten coşmuşlardı. Nazlı'nın orada biraz vakit geçirdikten sonra biraz da dinlenme fırsatı bulabileceğimiz Kalamış'a doğru inmeye başladık. Havanın sıcak olması nedeniyle Ada'da tatlı bir yorgunluk oluşmuştu. Bu yorgunluğu da Kalamış'da bir ağaç altında aldık. Alkol eşliğinde güzel bir sohbet ortamı başlamıştı. Fakat, stada doğru yola çıkmadan önce gelen davulcu ekibi ise, görülmeye değerdi. Elimde o sahneyle ilgili bir kaç fotoğraf var. Ama, onları burada paylaşmak istemiyorum!
Kalamış'da 18:30 gibi stada doğru gidelim diye kalktığımızda kendimizi yine Nazlı'nın Yeri'nde bulduk. Maça 1 buçuk saat kalması ve stadın erken dolacağını düşündüğümüze rağmen orada da vakit geçirmeye başladık. Fazla vakit kaybetmeden stada doğru yürüyüşe geçmeye sonunda karar verdik. Tribün girişi önünde fazla kuyruk olması tribünlerin saatler öncesinden dolduğunun habercisiydi. Tribüne girişte ki sıraya hemen kaynak olarak fazla beklemeden stada girişimizi yaptık. Tribüne çıktığımızda iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalık oluşmuştu. Nereye geçsek diye düşünürken bir anda aralara kaynayarak yerimizi aldık. Bulunduğumuz yer merdivenler olması nedeniyle inenler/çıkanların çokluğundan biraz sıkıntı olmuştu. Ama, müthiş atmosfer oluşturan tribünlerde bu durum bile umrumuzda değildi.
Maçın başlamasıyla birlikte takıma olan desteğimiz başlamıştı. Neredeyse karşılaşmada en fazla 10 dakika izleme fırsatı bulabildim. Desteğin üst seviyede olduğu bir karşılaşmada takıma 90 dakika destek vermek yorucu ama çok güzel bir duyguydu. Maçın ilk yarısında verilen desteğin ardından ikinci yarıda biraz olsun nefes alma duygusuyla maçın ikinci yarısını alt katta izledim. Biraz dinlenme fırsatı bulduktan sonra yine merdiven boşluğunda ki yerimi aldım. İkinci yarı'da müthiş bir taraftar desteği olması bizleri de iyice çileden çıkarttı. Atılan goller sonrasında adeta kendimizden geçmeye başladık. Maçı bir kenara bırakıp tezahürat etmeye devam ettik.

Velhasıl kelam, süper bir gün geçirdim diyebilirim. Maç öncesinde Fenerbahçe'nin efsanesi Lefter'i ziyaret ve dünya gözüyle onu görmek müthişti. Ardından da bir başka efsane Alex'i çıplak gözle izlemek ayrı bir keyif kattı. Yazımda da belirttiğim gibi maçı izleme fırsatım çok fazla olmadı. Penaltıları bile totem'den dolayı sırtım dönük seyircilerin verdiği tepkilerle görebildim! Artık yolun sonuna geldik. Geçmiş senelerde yaşadığımız ve hatırlamak istemediğimiz duyguları bu sezon ya-şa-ma-ya-ca-ğız! Tek bir 90 dakika kaldı. Hafta'ya bu ligin en iyisi olduğumuzu ispatlayacağız. Bir başka maç günlüğünde görüşmek üzere...

"Omuz Omuza Şampiyonluğa"
Devamı
© Geri Pas Yok! All rights reserved | Theme Designed by Seo Blogger Templates